PDA

Orijinalini Görmek İçin Tıklayın : Nuri Demirağ kimdir? Nud 36 nedir? Duymadınız değil mi...



J i n x
19-10-2009, 15:34
"Avrupa'dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçilecektir. Şu halde Avrupa ve Amerika'nın son sistem tayyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücüda getirilmelidir."


Nuri Demirağ, 1936


Nuri Demirağ (d. 1886, Divriği (http://tr.wikipedia.org/wiki/Divri%C4%9Fi) - ö. 13 Kasım (http://tr.wikipedia.org/wiki/13_Kas%C4%B1m) 1957, İstanbul (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul)), Türkiye Cumhuriyeti demiryolları inşaatının ilk müteahhitlerinden ve Cumhuriyet döneminin ilk sayılı zenginlerinden, hayırsever insan olarak tanınmış bir kişi.

Yaşamı [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nuri_Demira%C4%9F&action=edit&section=1)]

1886 yılında, Sivas'ın Divriği İlçesi’de doğdu. 1910 yılında, Maliye Bakanlığı’nın açtığı sınavı kazanarak İstanbul (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul)’a atandı. Beyoğlu varidat memuru oldu. Maliye Mekteb-i Alisi’nde gece derslerine katılarak yüksek öğrenimini yaptı. 1918'de, yabancıların tekelinde olan sigara kağıdı işine girdi. İlk Türk sigara kağıdı yapımını başlattı. Ürettiği sigara kağıdına “Türk Zaferi” adını verdi. Samsun'dan başlayarak "Fevzipaşa-Diyarbakır", "Afyon-Antalya", "Sivas-Erzurum" ve "Irmak-Filyos hatlarında 1012 kilometrelik demiryolu yaptı. Fransız firmalarının demiryolu yapımını bırakmaları üzerine demiryolları yapmak için açılan ihaleye davet edilen yabancı firmalardan en ucuz teklifi veren firmanın istedigi fiyatın dörtte biri fiyatına bu yolları yapacağını belirterek ihaleyi aldı ve işi tamamladı.Sivas - Erzurum arası arazi çok dağlık ve kayalık oldugu için tünel yapımı balyozlarla dağları delerek yapıldı. İşçiler bu dağlarda demir olduğu için çok sert olduğunu, balyozlarla çok zor kırıldıgını, parçalandığını, çok zaman aldığını söyleyip dert yanınca, "Her balyozda fındık kadar taş kırabilseniz de, inşaata devam edeceksiniz." diyerek kesin talimatını verdi.Balyoz ve çekiçle bu tüneller açıldı.Bu çok zor ve kıt kaynaklarla yapılması imkânsız görülen uzun demiryolu inşaatlarını yapıp tamamladıgı için 1934 yılında, Mustafa Kemal Atatürk (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mustafa_Kemal_Atat%C3%BCrk) ona ve kardeşine Demirağ soyadını verdi.Sivas Garında yeşil mermerden yaptıgı Nuri Demirag Çeşmesi hala akmaktadır.İhale alıp iş yaptıgı bir çok yerde 50 adet çeşme yaptırmıştır.Bir çogu halen akmaktadır.Yapımcısı olduğu İzmit Seka (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Seka&action=edit&redlink=1) Kağıt Fabrikası’nın temeli atıldı.İstanbul Hal Binası inşaatlarının yapımını üstlendi ve kısa sürede tamamladı. 1936 yılında, Beşiktaş Nuri Demirağ Uçak Atölyesi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Be%C5%9Fikta%C5%9F_Nuri_Demira%C4% 9F_U%C3%A7ak_At%C3%B6lyesi&action=edit&redlink=1)’nin etüt merkezi bu günkü ifade ile genel müdürlük, idari binası yapıldı. Barbaros İskelesi'nin tam önünde, Deniz Müzesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Deniz_M%C3%BCzesi)'nin solunda bulunan büyük sarı binayı etüt merkezi olarak inşaa ettirdi.




Divriği (http://tr.wikipedia.org/wiki/Divri%C4%9Fi)’de yapılacak olan fabrika için çalışmalara başladı.Günümüzde Uluslararası İstanbul Atatürk Havalimanı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Uluslararas%C4%B1_%C4%B0stanbul_Atat%C3%BCrk_Haval iman%C4%B1) olarak kullanılan Yeşilköy Havalimanı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ye%C5%9Filk%C3%B6y_Havaliman%C4%B1) Nuri Demirağ'ın çiftligiydi.Orada pistler (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Pist&action=edit&redlink=1), hangarlar (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hangar&action=edit&redlink=1) yaptırdı ve pilot yetiştirmek için uçuş okulu açtı. 150 yataklı öğrenci yurdu yaptırdı, pek çok öğrenci yetiştirdi.Sabiha Gökçen (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sabiha_G%C3%B6k%C3%A7en), Erdal İnönü (http://tr.wikipedia.org/wiki/Erdal_%C4%B0n%C3%B6n%C3%BC) ve Ömer İnönü (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96mer_%C4%B0n%C3%B6n%C3%BC) çok kısa bir süre ögrenci olarak uçuş okulunda bulundular.Beşiktaş taki etüt merkezi ve atölyede yapılan uçaklar Yeşilköy'de uçuruldu. Testleri yapıldı...Toplam 38 adet uçak üretildi.Uçuruldu, testleri tamamlandı.İlk uçaklar ve devam eden seri ..Nud-36 (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nud-36) model üretildiler...En son üretilen N.D.38 Model ise 6 kişilik yolcu uçagıydı. Çift pilot kumandasına sahip..5000 feet yüksekliğe çıkabilen .. 1000 km menzili olan çift motorlu pervaneli bir uçaktı....


1942 yılında, müteahhit olarak yaptıgı, inşaatını üstlendigi Sivas Çimento Fabrikası hizmete girdi. Bursa'da Sümerbank (http://tr.wikipedia.org/wiki/S%C3%BCmerbank)'ın Merinos fabrikasını kurdu.İstanbul Boğazı (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul_Bo%C4%9Faz%C4%B1)'na özel köprü yaptırmayı projelendirdi.Karabük (http://tr.wikipedia.org/wiki/Karab%C3%BCk)'te Demir ve Çelik fabrikasını kurdu.1945 yılında, siyasete atıldı ve Milli Kalkınma Partisi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Milli_Kalk%C4%B1nma_Partisi)’ni kurdu.Türkiye’nin Çok Partili Yaşama geçişini başlattı. 1954 yılında, Demokrat Parti listesinden Sivas Bağımsız milletvekili oldu.1957 yılında, Nuri Demirağ, İstanbul’da vefat etti.Yaptığı uçaklar başka devletlere satıldı.Türkiye de üretilip Türkiye de şehir turları atan, muhtelif şehirlerde gösteri uçuşları yapan ve yine Türkiye de uçamaz raporu verilen bu 38 adet uçagın yerine o günkü iktidar tarafından Fransızlardan HENRİO (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=HENR%C4%B0O&action=edit&redlink=1) marka uçaklar alındı.Bu alınan uçaklar Fransa da üretimden kalkmış, serisi bitmiş uçaklar oldukları için yedek parçaları temin edilemedi.Çok kısa bir zamanda hepsi hurdaya ayrıldılar.

İlkleri [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nuri_Demira%C4%9F&action=edit&section=2)]



1922'de ilk Türk sigara kağıdını üretti.
1936 yılında Seri Üretim Olarak İlk Türk Uçağını Yaptı.
1943 yılında 6 Kişilik İlk Türk Yolcu Uçağını Yaptı.
1945 yılında çok partili rejimdeki ilk muhalefet partisini kurdu.
Ankara'nın doğusuna ilk demiryolunu yaptı.
İlk yerli paraşütü yaptı.
İlk şehir ve köy planlarını hazırladı.


Nud-36 eğitim uçağı ve avcı uçağıdır.

Fabrikası İstanbul Barbaros iskelesindedir. Nuri Demirağ bu uçağı üretmiştir ve ikinci yerli savaş uçağımızdır. 1936 yılında üretilmiştir. Çoğunlukla Gök okulunda eğitim uçağı olarak kullanılmıştır. N.U.D Fabrikasının bir sonraki uçak modeli 1938 yılında üretilecek olan yolcu uçağı Nud-38 dir.Bu uçak N.U.D. Uçak Fabrikası kapatılınca hava kuvvetlerinden emekli oluştur.Hizmet dışı olduğu yıl 1942 yılıdır. N.U.D. Avrupa'dan siparişler almaya başlar.Ancak Türkiye'de böyle bir başarının özel sektör marifeti ile yapılması bazı çevreleri rahatsız eder ve hükümet yurtdışına silah satışını yasaklar. Siparişler birer birer iptal olur. Nuri Demirağ bu uçak fabrikasının kapatılmaması için o dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'den yardım ister. Hatta gazetelerden "İnönü'ye açık mektup" başlığıyle ilanlar verir. Ancak bu çabalar sonuç getirmez. Ayrıca fabrika arazisi bugünkü Atatürk havalimanının yapımı için yok pahasına istimlak edilir. İtiraz edilsede mahkeme kararıyla fabrika kapatılır ve Nud-36'lar müzelik olur.Nud-36`lar gibi diğer Türk (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk) yapımı savaş (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sava%C5%9F) uçakları (http://tr.wikipedia.org/wiki/U%C3%A7ak) gibi o zamanın en iyi ve en kaliteli uçaklardan biri olmuştur.


wikipedia

-----------

Ön bilgilerden sonra, konumuza girmek istiyorum.

Neden güzel ülkemin gelişmesi için böyle güzide insanlar yetiştiren topraklarıma , kendi menfaatleri için bu kadar ihanet edilir? DEVRİM ARABALARI hikayesinin bir benzeri olan bu hikayeyi ve olayı bugün öğrendim. Kendi uçağımız ve kendi arabamız olsaydı, bunları o zamanlar yapabilmiş olsaydık ve endüstrileşme dönemini daha başlarındayken bir ucundan tutmamıza izin verilseydi, şimdi bir OSMANLI olmasak ta iki kıtanın buluştuğu, dünyanın gelmiş geçmiş en çok arzulanan ve en kritik liman kenti olan İstanbul'u da topraklarında bulunan ülkem, gelimm gelim gelişmez miydi?

İçimizdeki bu irlandalılar ve topraklarımıza sızmış bu ajanlardan nasıl ve ne zaman kurtuluruz? Kafalarımızda bir devrim yaratarak bunu başarmak zor mu?

Varsa ilgilenen, buyursun okusun. Gelsin yarın işe başlasın.
Dolgun maaş Yol + Yemek + SSK :D espriyle söleyecektim bunları... Ama işte ekonomimiz çoook farklı olabilirdi. Bu yazdığım şartlara herkes erişmiş olurdu belki.....

OsLeadER
19-10-2009, 16:37
Aslında Jinx şu anda ABD de çok önemli yerlerde adamlar mevcut. Kendi adlarına laboratuarı olan Türk bilim adamları var. Fekat işte oradalar. Devlet müthiş imkanlar veriyor onlara. Burda maalesef yok. Ayrıca üni lerde bir prof. hegemonyası var. Yani hocaların kaprislerinden dolayı araştırma geliştirme vs yapman imkansız. Adamın kursağında bırakıyorlar. Çiftlik gibi olmuş üni ler

kelebek
19-10-2009, 17:03
Şimdi öncelikle bu işler parayla olmakta. Mucitlik yapacak düzeyde bilim adamları bizim ülkemizde sefil, aç. En fazla yapabildiği yüksek bir maaşla bulduğu limana demir atmak. Ekonomisini hayatını mali açıdan güvenceye almak. Sonra imkan el verirse ve vakti kalırsa buluşlarına çalışabilir. Ama vakti kalmıyor. Devlet ise bir önceki hükümetin açığını kapatmakla ve yeni açıklar oluşturmakla meşgul. Halkın refah düzeyi diplerde. Yiyecek ekmek bulamıyor.

Geçmişte Nuri Demirdağ gibi adamlar yeniliklere açık olup çeşitli atılımlar yaparken, günümüz zenginleri yattığı yerden 5 lirasını nasıl 10 lira yapabileceğini dünüşüyor. Sonuçta suçu ne devlete ne üniversitelere ne de başka şeylere atmadan, önce zihniyetimizin değişmesi gerek.

J i n x
19-10-2009, 18:29
önce zihniyetin değişmesi ve , büyük zenginlerin servetlerine çok servet katmak yerine, az servet katarak , ülkeye yatırım yapmaları gerekiyor artık.

Halkın bilinçlendirilip, yabancı markalara rağbetin azaltılması gerekiyor. Para akışının yerli malı ile yurt içinde tutulması gerekiyor. Ekonominin bir köşesinden tutup, öteki köşesine kadar emin adımlarla değiştirilmesi gerekiyor.

aaaamaaaaaaaaaaaan ko götüne, dendiği saniye başa sarıyoruz

EL_Diablo
19-10-2009, 18:42
şimdi devrim arabalarının hikayesi yapmışlar etmişler bir aksilik benzis olanı denk gelmiş tanıtımda

ama lafı sokan kim o kadar uğraşı çiğneyem kim yine biz türkler yaparsa bu kadar yapar diyen kim

satılık medyanın paralar havaya savruldu die manşetler atarken o gazeteleri hala alıp okuyan kendi içimizdeki kan emicileri besleyip bizi aşağılamasını seviyorsak bu kadar şuan ki geldiğimiz nokta bile yine iyi

EL_Diablo
19-10-2009, 18:45
bizim içimizde haset çoktur başarıya kim giderse o bizden bile olsa düştüğünde hoşumuza gider çünkü bizimde tembellikten çekinip hiç gayret göstermemizi haklı çıkardını savunur aynen devam ederiz salla başı al maaşı