Orijinalini Görmek İçin Tıklayın : Kötülük gören kişi kendi özgür iradesiyle mi gördü?
Tecavüze uğrayan çocuk, arabayla üstünden geçilmiş ömür boyu felç kalmış insan, ve bunun gibi binlercesi, kendi özgür iradeleriyle mi bunları istediler? Yoksa istemedikleri bir hayatı yaşamaya mı zorlandılar? İstemeyerek ve istemedikleri bir hayatı yaşamak zorunda kaldılarsa o zaman nerde özgür irade?
Not: Burada din, dil, ırk ayrımı gibi şeylerin propagandasını yapmıyorum. Bir arkadaşın iddia ettiği üzere hiçbir şahsi düşüncemide ''enpoze'' etmeye çalışmıyorum. Genelde paylaşıma açtığım konular felsefi yaklaşımlar üzerinedir ve kimsenin şahsına saldırı amaçlı değildir. Dini bir konuda ise sadece sorulan sorulara (bilgim var) cevap verebilirim. Dileyen katılır dilemeyen katılmaz. Benimde bilmediğim bazı şeyleri bu tip konuları tartışarak ve bilgi birikimlerini paylaşarak öğreniyorum. Bunun dışında yanlış bir durum yada hata sözkonusu ise lütfen uyarmaktan çekinmeyin. Sonuç olarak kimse cevabını veremeyeceği sonrada altından kalkamayınca hırçınlaşıp asılsız iddialar ortaya atacağı konuların/soruların altına girmesin.
Hatırlatma için konunun tekrarı;
Tecavüze uğrayan çocuk, arabayla üstünden geçilip ömür boyu felç kalan insan, ve bunun gibi binlercesi kendi özgür iradeleriyle mi bunları istediler? Yoksa istemedikleri bir hayatı yaşamaya mı zorlandılar? İstemeyerek ve istemedikleri bir hayatı yaşamak zorunda kalıyorlarsa o zaman nerede özgür irade?
istemedikleri şeyleri yapanlarda istemedikleri bir hayata sürükleyenlerde yine insanlar. tabiki kişiler bunları kendi özgür iradeleriyle seçerek yaşamıyorlar ama nedense insanlar başka insanların kendilerine yaptıkları şeyden Allah'ı sorumlu tutmayı daha kolay buluyorlar. avrupadada genelde şu söz dolanır dillerde işte Tanrı varsa o zaman neden afrikada insanların çoğu aç ? neden dünyada birsürü insan yok yere ölüyor ? gibi.. Tanrı varsa neden izin veriyor bunların olmasına derler bir de, e al sana özgür irade işte tamamen serbestsin Tanrı ne sana ne de ona karışmıyor..
kürşat otçu diye bi adam var.çeşitli forumlarda hep bu hür irade konusunu açıyo.onunla bi tanışman lazım kelebek :D
(yoksa o musun nan :( )
istemedikleri şeyleri yapanlarda istemedikleri bir hayata sürükleyenlerde yine insanlar. tabiki kişiler bunları kendi özgür iradeleriyle seçerek yaşamıyorlar ama nedense insanlar başka insanların kendilerine yaptıkları şeyden Allah'ı sorumlu tutmayı daha kolay buluyorlar. avrupadada genelde şu söz dolanır dillerde işte Tanrı varsa o zaman neden afrikada insanların çoğu aç ? neden dünyada birsürü insan yok yere ölüyor ? gibi.. Tanrı varsa neden izin veriyor bunların olmasına derler bir de, e al sana özgür irade işte tamamen serbestsin Tanrı ne sana ne de ona karışmıyor..
İşte mesele burda, başına bir iyilik geldiğinde veya bir başarı elde ettiğinde senin özgür iraden oluyor, ama kötü ve istemediğin bir olay geldiğinde bunun sorumlusu başkası oluyor. İşine gelince özgür işine gelmeyince değil. Bu kendini kandırmaktan başka birşey değil. Bir insanın aç kalması, kaza yapması, zengin olması Tanrı tarafından yaratılabilir. Ama kendi özgür iradesiyle aç kalması, kaza yapması, tecavüze uğraması, felç kalması, serseri bir kurşuna kurban gitmesi imkansız.
kürşat otçu diye bi adam var.çeşitli forumlarda hep bu hür irade konusunu açıyo.onunla bi tanışman lazım kelebek :D
(yoksa o musun nan :( )
Onun bazı içinden çıkamadığı problemler var. Mesela Alem'e ezeli diyor ama Teselsül'ü açıklayamıyor. Gerçi bende açıklayamıyorum ama bu yüzden Alem'e ezeli demiyorum.
pilavustunout
24-07-2009, 03:43
imkansız derken kime neye göre imkansız?
tanrı senin için varolabilir ama bir başkası için söz konusu olmayabilir.İradenin varlığının sebebi olarak tanrı yada değille sınırlandırılması kapsamın dar kalıpta bile olmaya gücünün yetmeyeceğini gösterir.İradeyi 'Tanrı'ya göre yorumlamak zorunda mıyım? Meşrulaştırmada çorba olmuş erk çoğunluğun kararı beni neden bağlasın ki? Söylemek istediğim yanlış anlaşılmasın irade şu veya bu şekilde tartışılsın demiyorum; isteyen istediği şekilde tartışmalıdır.söylediğim yalnızca direksiyon hakimiyetinin olması için önce direksiyonun olmasının gerektiği.Neden-sonuç güzergahında asfalt çalışmaları yüzünden yolculuk biraz hasarlı sürmekte.Asıl durum hiçbir şekilde kesinliğe ulaşılamaması.
Yani yukarda saydığım felaketleri kendisinin istemesi tabiki imkansız. Sen bu tür olayların başına gelmesini ister miydin? Ama günlük hayatta bunlar oluyor.
Burada Tanrı'nın varlığını ispatlamaya çalışmıyoruz. O herkezin kendi inancı. Dileyen dilediğine inanıyor zaten. Somut bir şekilde insanın hayatının kendi elinde olmadığını ortaya koyuyorum. İmkansızlığı çok basit. Bütün bu sayılanlar insanın kendi iradesi dışında gerçekleşen olaylar olduğu halde yine o insanın tüm yaşantısını etkilemiyor mu? Balkonunda neşeyle oturup temiz hava alıp çayını/viskisini yudumlarken bir maganda kurşununun gelip kafasına saplanmasını kim ister? Üstelik hem istemiyordu hemde kurşunun geldiğinden haberi bile yoktu. Ama ya yaşantısı bitecek veya sakat kalacak. Sadece kendisinin değil ailesinin bile hayatı farklı yönde değişecek. Bu olay her insanı bağlar Tanrı'ya inanılsada inanılmasada. Sonuç hayatın ve gidişatın insanın kendi kontrolunde olmayışıdır. Her ne kadar ''ben özgürüm, hayatımın seyrini ben belirlerim'' desede kişi kendini kandırmış olur. Sen kendi inancına göre hayatının seyrini etkileyip hatta tamamen iraden dışında gerçekleşen olayların sebebine ister ''doğa'' de ister ''Tanrı'' de ama etkilediği ve tamamen değiştirdiği kesin, bunu inkar etmek ''ben yokum'' demekle aynı şey.
ben seni hür irademle öldürebilirim, ama sen hüradenle ölmezsin, bu da demektir ki burada bir yansıma teorisi çıkıyor, benim hür irademin yansıması, sana irade de söz hakkı tanıtmıyor.
bahsettiğin örneklerin hepsi o şekilde, kaza hatasız olmaz, her zaman bir hata vardır, hatayı yapanda o andaki kararı ile hataya neden olur ve kararlarda iradenin sonucudur. Biri kafanıza silah dahasa ve öldür yada aileni öldürürüz derlerse, yine kararı hür iradenle verirsin, öldürürsün, yada öldürürsün.
Biri kafanıza silah dahasa ve öldür yada aileni öldürürüz derlerse, yine kararı hür iradenle verirsin, öldürürsün, yada öldürürsün.
Ne kadar komik. Kafana silah dayamışlar ve ikisinden birini seç demişler. Sen iki seçeneğide istemediğin halde birini seçmek zorundasın. Seçmemeyi seçsen bile ikinci seçeneği (ailenin öldürülmesini) seçmiş olacaksın. Öldürmeyi seçersen bu kez istemediğin bir cinayeti işlemiş olacaksın. Her iki kararda başına silah dayayan kişinin isteği. Vereceğin karar nasıl özgür olabilir? İki seçenektede zorlama var.
OsLeadER
24-07-2009, 16:03
Kelebek
Aslında insanların iradesinin mevcut olduğunu fakat mükemmeliyet derecesinde olmadığını mı söylüyorsun?
Öyle dediğimiz vakit külli irade ve cüz-i irade olmuş oluyor. Külli irade inananlar için ''Tanrı'' inanmayanlar için ''doğa'' yada her ne ise her zaman tecelli eder ama cüz-i irade külli iradeden asla bağımsız olamaz. Şu örneğe bakalım, sana cüz-i iradenle ayağının birini kaldır deseler (sağ yada sol farketmez) birinin seçip kaldırdın. Şimdi bir ayağın havadayken diğer ayağınıda kaldır dediler. Ne kadar kaldırmayı irad etsen yine kaldıramazsın. Çünkü ilk ayağını kaldırdığında bir dayatmanın içine girdin. Başka seçenek kalmadı. Diğer ayağını kaldıramamaya zorlandın. İşte insanın iradesi bu kadar. Yani olayların seyrine göre cüz-i irade şekillenir ve külli iradesiz hiçbirşey olamazken asla cüz-i irade bağımsız ve özgür değildir.
PeNTaGRaM
24-07-2009, 18:03
İşte mesele burda, başına bir iyilik geldiğinde veya bir başarı elde ettiğinde senin özgür iraden oluyor, ama kötü ve istemediğin bir olay geldiğinde bunun sorumlusu başkası oluyor. İşine gelince özgür işine gelmeyince değil. Bu kendini kandırmaktan başka birşey değil. Bir insanın aç kalması, kaza yapması, zengin olması Tanrı tarafından yaratılabilir. Ama kendi özgür iradesiyle aç kalması, kaza yapması, tecavüze uğraması, felç kalması, serseri bir kurşuna kurban gitmesi imkansız.
O zaman senin dünyanda şeytana yer yok kelebek ?
Madem tüm bu hastalıkların,ölümlerin kazaların tek kaynağı yüce, sevgi dolu ve adaletl yaratıcımız, nasıl oluyorda cennet ve cehennem gibi ya da iyi ve kötü gibi kavramlar çıkıyor ?
Kendi özgür iradenle kaza yapmazsın , ya da Tanrı sana bir arabanın çarpmasını da istemez çünkü sevginin ve barışın kaynağıdır kendisi. Oradan geçersin eğer önüne arkadana bakmazsan ya da olmaman greken bir yerde olmaman gereken bir zamanda bulunuyorsan olacağın önüne geçemezsin. Herşey neden-sonuç ilişkisine bağlıdır. Her davranışın ve hareketin bir amacı , kaynağı vardır.Bu sonuçlardan bazılarını öngörebilir bazılarını da bilinçsizce yaşarız.
kelebek sen bi tur daha uç abi.
O zaman senin dünyanda şeytana yer yok kelebek ?
Madem tüm bu hastalıkların,ölümlerin kazaların tek kaynağı yüce, sevgi dolu ve adaletl yaratıcımız, nasıl oluyorda cennet ve cehennem gibi ya da iyi ve kötü gibi kavramlar çıkıyor ?
Kendi özgür iradenle kaza yapmazsın , ya da Tanrı sana bir arabanın çarpmasını da istemez çünkü sevginin ve barışın kaynağıdır kendisi. Oradan geçersin eğer önüne arkadana bakmazsan ya da olmaman greken bir yerde olmaman gereken bir zamanda bulunuyorsan olacağın önüne geçemezsin. Herşey neden-sonuç ilişkisine bağlıdır. Her davranışın ve hareketin bir amacı , kaynağı vardır.Bu sonuçlardan bazılarını öngörebilir bazılarını da bilinçsizce yaşarız.
Sana kaynağı şu yada bu deyip yönlendirmiyorum kaynağını kendin araştır. Olan olayı anlatıyorum. Hiçbir şekilde hür ve özgür olmadığımız gerçeğini söylüyorum. Yapacağın seçimlerde dayatma yaşıyorsun örneğin belli bi miktar paran var tatile gideceksin, hawai adalarına gitmeyi istiyorsun ama paran yetişmiyor kıbrısa gidiyorsun. Veya bir ailenin durumu çocuğunu amerikada okutmaya elverişli ve gönderiyor, sende çok istiyorsun ama senin ailenin durumu musait değil ve Türkiye'de kalıyorsun. Benim deyimimle ''dayatma'' senin deyiminle ''şartlar'' bi başkasının deyimiyle ''kader'' şu veya bu sonuçta özgürce seçim değil şartlara göre belli sınırlar dahilinde seçim yapmaya zorlanıyorsun. Bu özgür irade değildir. Doğru mu değil mi bunu söyle?
''Yanlış zamanda yanlış yerde'' kendini en rahat hissettiğin yerde evindesin, geliyor tepene uçak düşüyor bunu sen mi istedin? Ölüm konusuda var. İnsanlar türlü yerlerde türlü şekillerde ölüp gidiyor, kimi tatilde, kimi çalışırken, kimi yolda, kimi kaza, kimi kalp krizi, kimi cinayete kurban gidiyor. Ben özgür ve hürsem neden istediğim zamanda istediğim şekilde ve istediğim yerde ölemiyorumda ölümün gelip beni nerde nasıl ve nezaman alacağını bilmeden yaşıyorum? Hatta niye ölüyorum? Ben sonsuza kadar yaşamak istiyorum, öyleyse neden şu veya bu şekilde ölüyorum? Burada kendisi intihar eden insanlar akla gelebilir (çünkü onlar istedikleri yerde istedikleri şekilde ölüyorlar ya), hepsinin neden intihar ettiğini araştırsan hepsininde bir takım sorunlar yüzünden intihar ettiği ortaya çıkar, şartlar işi oraya kadar getirmiştir, ''kendince'' başka çıkar yol kalmamıştır yani o bile kendi isteğiyle değil.
Michael Faraday
24-07-2009, 22:02
öncelikle herkese merhaba, :) yeniyim buralarda.
bir kızılderili atasözü ile konuya girmek istiyorum: "Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir."
Benim bilgilerime ve inancıma göre her insan her şeyi kendisine yapar. Ayrıca evet, burada özgür irade var. Yalnız özgür irade demişken, burada insanı tek boyutta ele alırsak yanlış olur. İnsan üç boyuttan oluşur; beden, zihin, ruh olarak. Örneğin ben kimse tarafından vurulmayı istemem, ama vurulursam bu benim ruh boyutunda yaptığım bir seçim olur. Bu benim spiritüel planımda olan bir şeydi, oldu. Belki de oradan öğrenmem gereken bir şey vardı. Veya benim evimi birisi soydu. Belki de o evin soyulması benim için daha iyiydi, belki de o hırsıza bir faydası olacaktı. Burada her durumu değerlendirmek gerek. Ama biz genelde işlenen suçları hep kötü bir amaçla eşleştiriyoruz. Bir insan açsa çalar, açken çalması sizce suç mudur? O orada tek çıkış yolu olarak yemeği çalmayı görüyordu. Bir yandan da, bu daha geniş bir açıdan bakılınca, yemeği çalınan kişinin sınanması olabilir. Ben bir müslüman değilim fakat islam'da bile insanların Allah tarafından sınandığı inancı var. Yani burada her şey bir plana dahil olabilir. İnsanların diğer alemlerde ya da boyutlarda yaptığı seçimler olabilir. Görüşümü yine bir kızılderili atasözüyle bitirmek istiyorum: "Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır." Burada görevi verenin de bizim yüksek boyutumuz olduğunu düşünüyorum ben..
EL_Diablo
24-07-2009, 22:05
herkezi eşit mi görüyoruz ben onu anlamadım
her insanın farklı zaafları kendi nefislerinin güçlü olduğu noktalar vardır
genelde de kişinin imtihanı güçlü olduğu noktalarda değil zayıf olduğu konularda mücedele ederken geçer
zayıf insanların şişmanları ayıplama gibi lüksü olmamalı çünkü belkide o küçümsediği insan kadar hiçbir zaman yemekten haz almadı
zengin bir adamın yaptığı hırsızlık ile fakirin yaptığı aynı oranda zarar verse bile günah açısından aynı oranda olmaz
yakışıklı bir adamın zina suçu işlemesi ile tipsiz bir adamın işlediği zina suçu aynı oranda günah mıdır
bazı dindarlar görüyorum örneğin adam diyor ben hiç zina yapmadım iide hadi yap desen yine yapamaz ne cazip ortama gidebilir ne o ortamda diğerleri gibi haz alabilir gittiği o ortamdan diğerlerinin çıkardığı zevki çıkaramaz yapsada belki güzel hatun bulamiyacak başkaları kadar haz almıyacak ve yine eski yaşamına geri dönecek şimdi bu adam ne kadar övünebilir bu günahı işlemediği için
iyi yada kötü olmak bile verilen imkanlar kadar oluyor
herkez yaşadığı zorluklar farklı konularda ve o kişilere özgü sorunlar
bir insan öle bir zor koşulda kendini bulabilirki ordan çıkması yıllarını alabilir ve bu süreç bitmediği sürece kimsenin o insanı aşağılama hakkı yoktur sadece tavsiye ve uyarıda bulunabilirler
Allah kişiye kendini düzeltmesini emrediyor hatta uyarıyor eğer siz başkalarını aşağılarsanız yaptıklarından dolayı sizi o hale düşürmeden canınızı almam diyede uyarıyor
hayatta kimimiz çok zor savaş veriyoruz çünkü o savaşı yenecek güçteyiz
kimimiz çok daha basit savaş veriyoruz ve onda bile bocalıyoruz
ama eşit değiliz
Michael Faraday
24-07-2009, 22:08
El Diablo bence, fırsatlar açısından en geniş anlamda eşitlik var. Fakat eşit olmama konusunda sana katılıyorum, en azından bu dünyada böyle.
hayatta kimimiz çok zor savaş veriyoruz çünkü o savaşı yenecek güçteyiz kimimiz çok daha basit savaş veriyoruz ve onda bile bocalıyoruz ama eşit değiliz
Eşit değilsek özgürde değiliz.
Ethem zaten özgürlük dediğin şey daha başlamadan bitiyor. ''Eşit değiliz'' daha dünyaya gelir gelmez herkezin konumu ve durumu farklı oluyor. Babasının milyonlarca doları olan bir bebekle afganistanda günlüğü 1,5 dolara akşama kadar madenlerde çalışan bir babanın bebeği aynı konumda mı büyüyecek? Zengin olan özgürse (ki oda özgür değil) fakir olanın durumu neden kısıtlı? Neden o istediği yemeği yiyemeyecek istediği yerlere gidemeyecek beğendiği bir ferrari'yi tüm özgür iradesiyle ve benliğiyle istediği halde alamayacak? O zaman nasıl özgürlük bu? Kısıtlama yok mu burada?
Faraday, Nietzsche mi okuyorsun?
Michael Faraday
24-07-2009, 22:22
Nietzsche'nin bazı görüşlerini severim fakat kendisini "okumuş" sayılmam. Ben daha çok, birçok kez dünyaya gelmiş ve gelecek olduğumuzu düşünüyorum.
Hatta başka formlarda da..
Örneğin ben kimse tarafından vurulmayı istemem, ama vurulursam bu benim ruh boyutunda yaptığım bir seçim olur. Bu benim spiritüel planımda olan bir şeydi, oldu. Belki de oradan öğrenmem gereken bir şey vardı.
Yani tüm olup bitenleri spiritüel anlamda ''Ruh'' mu planladı? Öyle ise Ruh'un seni vuran adamı zorlamış olmuyor mu? Yani bu bağlamda sen özgür olmuş oluyorsan seni vuran adam özgür olamıyor. Ve yine spiritüel anlamda başka bir adamın Ruh'u da senin onu vurmana zorlarsa?
EL_Diablo
24-07-2009, 22:38
Eşit değilsek özgürde değiliz.
Ethem zaten özgürlük dediğin şey daha başlamadan bitiyor. ''Eşit değiliz'' daha dünyaya gelir gelmez herkezin konumu ve durumu farklı oluyor. Babasının milyonlarca doları olan bir bebekle afganistanda günlüğü 1,5 dolara akşama kadar madenlerde çalışan bir babanın bebeği aynı konumda mı büyüyecek? Zengin olan özgürse (ki oda özgür değil) fakir olanın durumu neden kısıtlı? Neden o istediği yemeği yiyemeyecek istediği yerlere gidemeyecek beğendiği bir ferrari'yi tüm özgür iradesiyle ve benliğiyle istediği halde alamayacak? O zaman nasıl özgürlük bu? Kısıtlama yok mu burada?
Faraday, Nietzsche mi okuyorsun?
özgürlük diye bir seçeneğin yok zaten
daha kemersiz araba kullaniiim diyorsun polis çeviriyor ( burda anlamadığım şey motora binmek hepten yasak olmalı o zaman )
inançlı zaten sadece izin verilen nimetlerden yararlanıyor onun için öle bir şans yok ve yaptığı seçimlere göre hesap verip belkide cezasını çekecek
Michael Faraday
24-07-2009, 22:39
Zorlamış değil, aslında bir çeşit karşılıklı gelişim diyelim. Ruhların gruplar halinde çeşitli rollere girip birbirlerini desteklediklerine inanırım. Sheakespeare ile benzer görüşteyim diyebilirim. Her ne kadar bu dünyada acı ve tatlıyı deneyimlesek de, hepsinin birer tiyatro olduğunu düşünüyorum. Yani hepimiz bir'imiz için ;)
EL_Diablo
24-07-2009, 22:44
sen önden git biz geliyoruz
Michael Faraday
24-07-2009, 22:52
Olur :)
Zorlamış değil, aslında bir çeşit karşılıklı gelişim diyelim. Ruhların gruplar halinde çeşitli rollere girip birbirlerini desteklediklerine inanırım. Sheakespeare ile benzer görüşteyim diyebilirim. Her ne kadar bu dünyada acı ve tatlıyı deneyimlesek de, hepsinin birer tiyatro olduğunu düşünüyorum. Yani hepimiz bir'imiz için ;)
Kuklayız yani, bunu çıkardım.
Michael Faraday
25-07-2009, 00:09
Kukla değil de rolümüzü yapıyoruz diyelim. Tabi sen istersen, şimdi burada her şeyi değiştirebilirsin. Hiçbir zorlama yok, çünkü öteki boyutta buradaki değişiklikler her zaman kabul görür. Tamamen senin iradene bağlı. Kendine güvenmiyor musun?
EL_Diablo
25-07-2009, 00:10
güven kendine kelebek ezik misin
şimdi herkese kelebeğin dediği şekilde hür irade ve özgürlük verilmiş olsun ve şimdiye kadar kendi verdiği örneklerle harmanlayalıp bi örnek çıkaralım:
kelebek sonsuza dek hiç ölmeden yaşamak, hayat şartlarını hiç bi etki olmaksızın kendi belirlemek istediği an istediği şeyi yapmak istiyor
x kişisi ise herkezin ölmesini bütün imkanlara kendisi tek başına sahip olmak istiyor
kelebeğin istediği olursa x kişisinin istediği olmayacak, x'in istediği olursa kelebek'in istediği olmayacak , ikisinin hür iradesi özgürlüğü geçerli olursa nasıl olacak ?
devam edelim;
a kişisi tecavüze uğramamak öldürülmemek istiyor, rahat ferah (zengin) huzurlu bi hayat sürmek istiyor
b kişisi dilediği gibi gözüne kestirdiği kim varsa sahip olmak üstüne onları öldürüp aldığı zevki dahada katlamak istiyor
e burda hangisinin özgür iradesi geçerli olacak ikiside olursa ikisininkide nasıl gerçekleşecek?
şimdi bu 4 kişiyi birbiriyle eşleştirip hayat içinde karşılaşmalarını sağlayalım :D
kelebeği a kişisiyle bağlarsak sorun çıkmaz hem a hem kelebek istedikleri şekilde yaşarlar ama tek başlarına dfşlksdf ama b kişisiyle bağlarsak kelebek'in sonsuza dek ölmeden yaşama isteği gerçekleşmediği gibi yanında birde tecavüze uğrar dsfıgsdfkj
b kişisini x le birleştiirirsek düşünemiyorum bile :D
x 'i A ile birleştirirsek yine aynı durum
şimdi kelebek, hepsinede sende dahil, senin dediğin şekilde istedikleri hür irade ve özgürlükleri verildi nolacak şimdi bu insanların hali ?
hangisi istediğine sahip olacak ve hangi ölçülerde ? üstelik bu örnekte 4 kişi var (2 iyi 2 kötü insan örneği, bak eşit tuttum ha sırf kötüler daha fazla deme diye (A) )
peki bunları yani senin dediğin şekilde hür irade ve özgürlük bütün insanlığa nasıl uygulanabilir?
ancak ve ancak , insanların hepsi aynı karakterde, aynı düşüncede ve aynı istekler içinde olursa olabilir . ki o zaman bile birsürü sorunlar çıkabilir ama şuan onlar hakkında kendimi yoramam :p
Michael Faraday
25-07-2009, 02:27
eşitliği aynılıkla karıştırmayın, burada geniş anlamda bir fırsat eşitliğinden söz ediyoruz. ha kendi özgür iradesiyle kötülük görmenin mantığı tek yaşam bazında yok, ama bir çok yaşamlar olarak ele alınırsa (reenkarnasyon da denilebilir) mantıklıdır.
islama inanan bir insansan reenkarnasyon olayını içinde barındırmadığı için mantıklı olmaz.
Michael Faraday
25-07-2009, 02:42
islama inanan bir insansan reenkarnasyon olayını içinde barındırmadığı için mantıklı olmaz.
haklısın islama inanan insanlar için genel görüş bu. yine de yaşar nuri öztürk'ün bilglerinden yola çıkanlar inanıyor. ama onların da hayata bakış açısı, allah'a kulluk borcunu ödeme olarak görüldüğü için, pek bir anlam ifade etmez.
senin dediğin şekilde istedikleri hür irade ve özgürlükleri verildi nolacak şimdi bu insanların hali ?
hangisi istediğine sahip olacak ve hangi ölçülerde ? üstelik bu örnekte 4 kişi var (2 iyi 2 kötü insan örneği, bak eşit tuttum ha sırf kötüler daha fazla deme diye (A) )
peki bunları yani senin dediğin şekilde hür irade ve özgürlük bütün insanlığa nasıl uygulanabilir?
Özgür iradelerinin olması imkansız.
Ya Kelebek, isin icine din katilmazsa, tum olaylarin suclusu ilk insan olmali.Gavurlar zaten sinirlenince "o****u havva" derler :D Adem iyi yetistirmedi etmedi cocuklarini, bak dunya ne halde. Hur irademiz olmadigi icin onun yarattigi sartlardan anca bunlar cikiyor.
o değil de adem havva falan denince ensest ilişki çocuğu gibi hissediyon kendimi
PeNTaGRaM
27-07-2009, 00:05
Kelebek ne çekiyorsan ben de istiyorum ondan :D
konu dışıymış... *silindi*
Ya Kelebek, isin icine din katilmazsa, tum olaylarin suclusu ilk insan olmali.Gavurlar zaten sinirlenince "o****u havva" derler :D Adem iyi yetistirmedi etmedi cocuklarini, bak dunya ne halde. Hur irademiz olmadigi icin onun yarattigi sartlardan anca bunlar cikiyor.
İşin içine din'i katmazsan Adem ve Havva'da olmayacağından sorun kalmaz. O zaman suçlu ilk amino asit olur.
Kelebek ne çekiyorsan ben de istiyorum ondan :D
Bi önceki sayfada senin için bişeyler yazmıştım, fırsat bulunca oku.
Niye canim, isimleri degistir, olsun "dusunebilen,alet kullanan" canli.
Niye canim, isimleri degistir, olsun "dusunebilen,alet kullanan" canli.
Sığ düşünme daha geriye git onlarında suçu yok. Onları meydana getiren sebep mesela yıldız tozu. Aslında suç onunda değil daha geriye yıldız tozunu meydana getiren şeye git. Parçacıklar yok daha geriye, suçu entropinin başladığı yere süpersimetri'ye atmak lazım. Düşündümde onunda bi suçu yok daha geriye 0 noktasındaki sonsuz yoğunluğa gidelim. O nerden gelmişti? Super uzay'ın canı sıkılmış galiba onu tetiklemiş. Oraya hiç girmeyelim T.evreni kızar. Ama istersen gir hür'sün.
SIg dusunuyorum, napiyim, T.evreni beni boyle yaratmis, boyle uygun gormus.
Ama daha T.evreninde kaldık gerisi de var. Aslında tüm bunları düşünmektense Homo sapiens deyip geçmek mantıklı.
o değil de adem havva falan denince ensest ilişki çocuğu gibi hissediyon kendimi
Homo sapiens daha kötü, hem ensest hem Homo.
Michael Faraday
27-07-2009, 01:24
Ama daha T.evreninde kaldık gerisi de var. Aslında tüm bunları düşünmektense Homo sapiens deyip geçmek mantıklı.
Homo sapiens daha kötü, hem ensest hem Homo.
nereyi düşünsek hep onun da ötesi oluyor. aslında bunu dairesel bir şey olarak görmeli, ama çok çok çok büyük bir daire. dairenin çizgisinin bir başlangıcı ve sonu olmaz. bu da onun gibi bir şey :bravo
EL_Diablo
27-07-2009, 02:45
dairesel bir şey
nereyi düşünsek hep onun da ötesi oluyor. aslında bunu dairesel bir şey olarak görmeli, ama çok çok çok büyük bir daire. dairenin çizgisinin bir başlangıcı ve sonu olmaz. bu da onun gibi bir şey :bravo
Olay (hareket) varsa onunda bir silsilesi vardır. Silsile varsa Teselsül vardır bir olay varsa onun başlangıcı da olur. Başlangıcı olanın sonu vardır. Çok büyük dairenin bir noktasında Teselsül başlarsa bir başka noktasında biter. Hiç bitmeyeceğini varsaysan bile başlangıcı olmak zorunda. Başlangıç her neredeyse 25^100.000 yılda olsa başlangıçtır. Kısacası başlangıçtan kaçamazsın.
Her ne ise konu özgür irade konusu varoluş metafizik yada din değil. Özgür müyüz değil miyiz bilimsel olarak ''değiliz'' diyor ve gerekçelerini ortaya koyuyorum. Aksi bir durum varsa neden seçimlerimizin etkilendiğini ve oluşan koşullar gereği yaşamı idame ettirdiğimizin (dayatma yaşadığımızın) açıklamasını araştırabiliriz. Özgürsek neden dayatma var?
Ozgur irade ile, ozgurluk ayni sey degil ki, sartlar uygunsa kendi senaryonu yazar oynarsin,.
Aksi bir durum varsa neden seçimlerimizin etkilendiğini ve oluşan koşullar gereği yaşamı idame ettirdiğimizin (dayatma yaşadığımızın) açıklamasını araştırabiliriz.
Kötülük veya istenmeyen (konu başında daha ayrıntılı sormuştum tecavüze uğrayan, cinayete kurban giden) bir takım olayları kendin yazıp oynaman gibi bir durum söz konusu değil.
Ozgur irade ile, ozgurluk ayni sey degil ki, sartlar uygunsa kendi senaryonu yazar oynarsin,.
Yani tamamen ''şartlara bağlı'' şartlar elverirse, şartlar uygunsa o zaman hayatımızı şartlar şekillendiriyor. Yani şartlara göre isteyebiliyoruz, burada zorlama var.
uç uç kelebek annen sana terlik pabuç alacak :lam3r
Michael Faraday
27-07-2009, 20:48
Kötülük veya istenmeyen (konu başında daha ayrıntılı sormuştum tecavüze uğrayan, cinayete kurban giden) bir takım olayları kendin yazıp oynaman gibi bir durum söz konusu değil.
Yani tamamen ''şartlara bağlı'' şartlar elverirse, şartlar uygunsa o zaman hayatımızı şartlar şekillendiriyor. Yani şartlara göre isteyebiliyoruz, burada zorlama var.
kelebek "kendin yazıp oyna" kuralını kabul etmediğin sürece, "özgürlük diye bir şey yoktur" önermesi doğrudur. özgür irade ise vardır, seni katilin geleceği yere götüren tamamen senin kararlarındır.
şartlara göre yine seçimi sen yapıyorsun.
Ama bazen katiller eve geliyor. Kurban telefon açıp ''gel beni öldür, evde seni bekliyorum'' mu diyor?
Powered by vBulletin™ Version 4.1.0 Copyright © 2012 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.