PDA

Orijinalini Görmek İçin Tıklayın : Kader. Hür irademiz var mı yok mu?



Sayfalar : [1] 2

Sivri
01-07-2009, 03:40
Kader, levh-u mahfuzda yazan herşeydir. Geçmiş, şu an ve gelecekte olan şeylerin önceden yazılmasıdır. Zamanı geldiğinde gerçekleşmesi ise kaza’dır. İslamiyet’te amentüyü oluşturan esaslardandır. Kader’e, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine inanmayan kişi iman etmiş sayılmaz. Kader’den daha önce ise kaderin de içinde bulunduğu Allah’ın ezeli ilmi vardır. Olmuş olan, oluyor olan, olacak olan, ve kader bile [...]

Yazının Devamı... (http://www.sivri.org/ozgur-dusunce/kader-hur-irademiz-var-mi-yok-mu/)

aura
01-07-2009, 21:42
herşey hür irademizledir.yaratanın önceden biliyor olması olayın irademiz dışında geliştiğini göstermez.

kelebek
01-07-2009, 21:54
herşey hür irademizledir
Doğmadan önce, cinsiyetini, nerede olacağını, kim olacağını sen mi belirledin?
Sana verilmiş bir hayatı ve kimliği yaşamak zorunda değil misin?

oziloz
01-07-2009, 22:12
İrade kavramının nerede başladığı önemli.
Doğmadan önce bilinç de yoktu. Bilinç yoksa irade de olamıyor.

aura
01-07-2009, 22:24
Doğmadan önce, cinsiyetini, nerede olacağını, kim olacağını sen mi belirledin?
Sana verilmiş bir hayatı ve kimliği yaşamak zorunda değil misin?
ben belirledim

kamen
01-07-2009, 22:26
nasıl belirledin cinsiyetini ?

aura
01-07-2009, 23:08
erkektim.kestirdim...belirlemiş oldum :kronaz

kamen
01-07-2009, 23:09
kelime oyunu.doğmadan öncesinden bahsediyoruz.

zufall_allen
02-07-2009, 00:16
iradeyi insana veren kim onu da bi durup düşünmek lazım arada

aura
02-07-2009, 00:37
kelime oyunu.doğmadan öncesinden bahsediyoruz.
kelime oyunu yok.doğmadan önce irade yok.hürriyette yok

zufall_allen
02-07-2009, 00:42
kelime oyunu yok.doğmadan önce irade yok.hürriyette yok
ortada ruhun barınacağı bi beden de yok bu kaderin belirsiz olduğu anlamına gelmez

aura
02-07-2009, 00:43
peki ne anlama gelir?

zufall_allen
02-07-2009, 00:47
kader konusunu araştırmanı tavsiye ederim hadisler güzel yol gösterir bu konuda ya da kuran-ı kerim

Essovius
02-07-2009, 00:50
hür irademiz olmasaydı varoluş hikayemiz manasız olurdu. irademiz var fakat ne kadar özgürüz soru bu olmalı. biraz kaba bir benzetme olacak belki ama tasmalı köpekler gibiyiz belki de tanrının ipimizi uzattığı kadar özgürlüğümüz.

zufall_allen
02-07-2009, 00:52
hür irademiz olmasaydı varoluş hikayemiz manasız olurdu. irademiz var fakat ne kadar özgürüz soru bu olmalı. biraz kaba bir benzetme olacak belki ama tasmalı köpekler gibiyiz belki de tanrının ipimizi uzattığı kadar özgürlüğümüz.
öyle olsaydın köpek olarak yaratılırdın :yes:

Essovius
02-07-2009, 00:54
köpekler insanlar için insanlar kim için.q

UnicornKnight
02-07-2009, 00:54
anlayanlar için gayet akıl dolu bir cevap olacaktır...

"the cake is a lie..." (Y)

http://api.ning.com/files/coqSEbjXtUQK7b-z1wf-0e3BN9PI1hC1TNRBlhrRo4NvLT4i5sN-fOYhRjTLPdTNsK225vLCtWU74YUNj0B2ltR7WCm1euhw/cake.jpg

aura
02-07-2009, 00:55
şimdi efenim bu tip felsefik konulara kur'an şöyle dedi diye yaklaştığımızda olay başlamadan biter.zaten aslında biçok yerde milyon defa tartışılan bu mevzu forumumuzu da zamanında oldukça meşgul etmiş olup,tahmin edileceği gibi konsensüse varılamamıştır.bundan sebep kader,evrenin oluşumu,efenim ruh şuur felan gibi durumlar tartışılırken dini yaklaşımlarda bulunmak yanlış olmamakla birlikte topikte olması arzulanan fırtınayı başlamadan söndürmektedir.

UnicornKnight
02-07-2009, 00:56
zira hep denildiği gibi; "din toplumların afyonudur..." düşünmeyen, sorgulamayan, anlam aramayan bireyler dinin karanlıkları ardına sığınarak güvende olduklarını hissederler, gerçeği irdelemeye kalkanlara karşı da en büyük silahları yine dindir... :yes:

zufall_allen
02-07-2009, 00:56
köpekler insanlar için insanlar kim için.q
sahibi için olabilr mi kulluk etmek varoluş amacımız olarak bildirildiğine göre??

zufall_allen
02-07-2009, 00:59
din dogmatiktir felsefede dahi.. aklınla yargılayabiliyorsan dindeki herşeyi zaten dini tartışmak anlamsız kalır o zaman herkes kendi dinini yazar oynar bi sıkıntı yok bu konuda inanç meselesi

Essovius
02-07-2009, 00:59
bu bir benzetmeydi. ayrıca itaat etmeksa amaç köpekler sadık hayvanlardır.

zufall_allen
02-07-2009, 01:00
bu bir benzetmeydi. ayrıca itaat etmeksa amaç köpekler sadık hayvanlardır.
özür dilerim ama istememe rağmen anlayamadım düşünce yapını

aura
02-07-2009, 01:02
sahibi için olabilr mi kulluk etmek varoluş amacımız olarak bildirildiğine göre??
kulluk etmek yaratılışın yegane amacı ise eğer,yaratana çok kabarık bi ego yüklemiş oluruz ki bu islami yaratan inancına aykırıdır.

kelebek
02-07-2009, 03:12
İrade kavramının nerede başladığı önemli.
Doğmadan önce bilinç de yoktu. Bilinç yoksa irade de olamıyor.

İrade kavramı başlamıyorki devam etsin. Atfettiğin şuysa ''önüme iki renk geldi biri mavi biri kırmızı, ben kırmızıyı seçtim. Kırmızıyı seçince ben seçmiş oldum. Dolayısıyla iradem var'' Evet burada bir irad (seçim) var ancak kısıtlı. Yanlızca kendimizi kandırmış oluruz. Sadece bize sunulanı, var olanı seçmek zorundaysak özgürde değiliz. Tabi bu anlatım biraz basitçe yani konunun bu yüzüde bu kadar basit değil ama özeti bu.

Diyelimki bugün en basitinden ideal özgürlüğe ulaşma aracı olan demokraside halk istediği düşünce biçimini benimsemiş kendisine en yakın gördüğü kişiyi seçer. (Yakın gördüğü) ama tam 100/100 istediği değil. Neden? Çünkü öyle birşey olamaz seçenekleri kısıtlı, kendisi bile seçeceği kişi olsa ortama uymak zorunda.

Neden trafikte giderken kırmızı ışıkta beklemek zorundayız? Neden bir hamile kadın 9 ay beklemek zorunda? Neden annemizi babamızı biz seçemiyoruz? Neden ben türkiyede doğdum? Neden dünyaya zengin ve varlıklı bir ailenin çocuğu olarak gelmedim?

Kontrol bizim elimizde değil.

Geçen gün dar bir caddede yürüyordum, yanyana dükkanlar var 3-4 yaşlarında bir kız çocuğu kapıdan fırlayıp yola doğru koşmaya başladı, trafiğin önü arkası kesilmeyen bi cadde. Yakalamak istediysemde tutamadım, 10 metre kadar koştuktan sonra ayakları birbirine dolanıp yere kapandı. Arabaların geçtiği yerin 10 cm gerisine, sanki görünmez bir duvar vardıda geçemedi. Bu nasıl tesadüf?

Gerçek olan bu senaryonun birde tersini düşünelim, kız fırlayıp o görünmez duvarı geçseydi ve arabanın altında kalsaydı? Bunu kim istedi?



şimdi efenim bu tip felsefik konulara kur'an şöyle dedi diye yaklaştığımızda olay başlamadan biter.zaten aslında biçok yerde milyon defa tartışılan bu mevzu forumumuzu da zamanında oldukça meşgul etmiş olup,tahmin edileceği gibi konsensüse varılamamıştır.bundan sebep kader,evrenin oluşumu,efenim ruh şuur felan gibi durumlar tartışılırken dini yaklaşımlarda bulunmak yanlış olmamakla birlikte topikte olması arzulanan fırtınayı başlamadan söndürmektedir.

Kuran'ı kabul eden kişi zaten ayetlere inanır ve sorun kalmaz. Elimden geldiğince bilimsel cevaplamaya çalışıyorum. Açıklama yapamayıpta din'in arkasına sığınan veya hiç açıklama yapamayan ne olursa olsun farkemez tüm yollar tek bir kapıya çıkar; gerçeklik. Gerçek neyse doğru olanda odur. Gerçeğe ulaşmak için binbir türlü yol olabilir ama gerçek yektir. Bir labirentten çıkmanın tek yolu doğru kapıyı bulmaktır.

Bu konular yeni değil binlerce yıldır tartışılagelen konular, bir zamanlar eski forumdada böyle bir topik açmıştım. Neticeye varsaydı zaten tüm kafalar bir olurdu. Burada amaç tüm beyinlerin aynı hizaya gelmesi değil, birşey alacak kişi alacağını alır gider. Yada kendisi birşeyler katar.


zira hep denildiği gibi; "din toplumların afyonudur..." düşünmeyen, sorgulamayan, anlam aramayan bireyler dinin karanlıkları ardına sığınarak güvende olduklarını hissederler, gerçeği irdelemeye kalkanlara karşı da en büyük silahları yine dindir... :yes:
Afyon birçok faydası olan gelincikgiller familyasından bir bitkidir, onu insanlar uyuşturucuya dönüştürür. Düşünmeyen, sorgulamayan, anlam aramayan adam zaten tahtadan farksızdır. Din'in karanlıkları insanların kendi elleriyle yapıp dönüştürdükleri o uyuşturuculardır. Kim bir kötülüğün ardına sığınıp iyilik bekler?

pilavustunout
02-07-2009, 03:16
farketmez

oziloz
02-07-2009, 03:32
@kelebek

kızın karşından karşıya geçtiğinde araba çarpıp çarpmayacağını da bilemeyiz. Seçim konusuna gelince seçmeme şansın var. Mavi ve kırmızı hap koyuyorlarsa önüne yeşilini oluşturur onu seçersin. Ya da seçmeyerek sonuçlarına katlanırsın. Her halukarda bir irade vardır.

Ben iradenin bilince sahip olunduktan sonra kazanıldığını düşünüyorum. Bilinç ve iradenin ayrılmaz olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden doğumdan öncesi ile değil sonrası ile ilgilenmeliyiz. Yani mevcut hayatımızda bir irade eksikliği, kısıtlaması var mı? Varsa ne yönde ve ne derecede.. Ha burada bir başka soru, ölümden sonra irade, bilinç ne oluyor? Bilemiyoruz.

kelebek
02-07-2009, 03:42
Seçim konusuna gelince seçmeme şansın var. Mavi ve kırmızı hap koyuyorlarsa önüne yeşilini oluşturur onu seçersin.
İşte yine olan birşeyi (yeşili) seçersin. Olmayan şeyi seçemezsin çünkü yok, kısıtlama var buna cebir denir. Seçmeme konusuna gelince, bu imkansız evinin duvarının rengi nedir? Renksiz, beyaz desen bile olmaz. İllaki renkli olacak olan renklerden birini seçeceksin, burada kısıtlama var.

ani mevcut hayatımızda bir irade eksikliği, kısıtlaması var mı?
Az önce yazdım, hayat baştan sona kısıtlama.


Neden trafikte giderken kırmızı ışıkta beklemek zorundayız? Neden bir hamile kadın 9 ay beklemek zorunda? Neden annemizi babamızı biz seçemiyoruz? Neden ben türkiyede doğdum? Neden dünyaya zengin ve varlıklı bir ailenin çocuğu olarak gelmedim?

zufall_allen
02-07-2009, 12:38
kulluk etmek yaratılışın yegane amacı ise eğer,yaratana çok kabarık bi ego yüklemiş oluruz ki bu islami yaratan inancına aykırıdır.
sahip olduklarının hiç olmadığını düşündüğünde çok da kabarık bi ego olmaz sanki nasıl sahip olduğunu bilmek bedellerini bilmek aykırı değil islamiyete

SkyAsteR
03-07-2009, 14:38
Neden trafikte giderken kırmızı ışıkta beklemek zorundayız? Neden bir hamile kadın 9 ay beklemek zorunda? Neden annemizi babamızı biz seçemiyoruz? Neden ben türkiyede doğdum? Neden dünyaya zengin ve varlıklı bir ailenin çocuğu olarak gelmedim?



neden adem ile havva o yasak meyveyi yedi de tüm insanlık cennete sonsuza kadar yasayacakken birden dünyada sınırlı bir hayat ve kısıtlı bir irade ile yaşamak zorunda kaldı ? demek ki bu sadece senin benm seçmemle ilgili degil, geçmişteki bireylerin secimleri bile senin %99 hayatına müdahale ediyor, belki deden abd ye göç etseydi o zaman abd vatandası olcaktın, annen ya da baban farklı oalcak kimin genleri baskın ise ona göre sekillenecektin :) hamile bir kadn 9 ay beklemeseydi, sok çıkarla, ahiret rekorunu kim krıaacak diye yarısırlardı bu insanlar :) zaten dünay da bunu kaldırmaz, intihar ederdi :p



Kontrol bizim elimizde değil.


dünyadki kontrol biizm elimizde, bizim haricimizde kimbilir ne tür varlıklar var, sonsuz bir uzay boşluğu sadece kara bir görüntüden ibaret değil yani, işte ordakilerde kendi mekanlarında kontrol sahibiler ama tüm bu kainatım yönetimi tek birşey de O nda;) o yüzden




Geçen gün dar bir caddede yürüyordum, yanyana dükkanlar var 3-4 yaşlarında bir kız çocuğu kapıdan fırlayıp yola doğru koşmaya başladı, trafiğin önü arkası kesilmeyen bi cadde. Yakalamak istediysemde tutamadım, 10 metre kadar koştuktan sonra ayakları birbirine dolanıp yere kapandı. Arabaların geçtiği yerin 10 cm gerisine, sanki görünmez bir duvar vardıda geçemedi. Bu nasıl tesadüf?


ben buna Tanrı nın jokeri diyorum, her insan ömrümde bir kaç kez kılpayı birşeyden kurtulmuştur, artık kurtulamayanlar sanslarını fazla zorlayanlardır diye düşünüyorum




Gerçek olan bu senaryonun birde tersini düşünelim, kız fırlayıp o görünmez duvarı geçseydi ve arabanın altında kalsaydı? Bunu kim istedi?


olabilir ihtimali cok yüksek, nasıl ortadoğu da kız dogdukları için gömülen o kadr bebek varken, savas halinde acımazsız bir düşmana karsı direnemeyen bireyler varsa, o da olaiblir, bu tamamen Tanrı nın isteğiyle alakalı şeyler, belki ordaki yapmadıgı bir müdahale gelecekte birçok kişi için, umut kapısı oalcak, o yüzden bazı şeyleri anlık degil gelecekte oalbilecek şeyler için düşünmek gerekli, anlık herşeyin caresi vardır, ama gelecek hiçbir zxaman garanti degildir




Kuran'ı kabul eden kişi zaten ayetlere inanır ve sorun kalmaz. Elimden geldiğince bilimsel cevaplamaya çalışıyorum. Açıklama yapamayıpta din'in arkasına sığınan veya hiç açıklama yapamayan ne olursa olsun farkemez tüm yollar tek bir kapıya çıkar; gerçeklik. Gerçek neyse doğru olanda odur. Gerçeğe ulaşmak için binbir türlü yol olabilir ama gerçek yektir. Bir labirentten çıkmanın tek yolu doğru kapıyı bulmaktır.


ben Kuran a inanıyorum ama Tanrı nın söylediklerini ifade ettigini sanmıyorum, sana binlerce madde cıkarabilirim:) unutma Kuran ı Kerim i toplayıp kitaplaştıran insanlar, Hz. Muhamed öldükten sonra tüm akrabalarını katleden isnalar, o yüzden insan elinin degidigi herşeye süpheyle bakmak zorundayız, cünkü sonucta o bir insan ve bu dünyanın hakimi :) PS: bazı durumlar haric :)



Bu konular yeni değil binlerce yıldır tartışılagelen konular, bir zamanlar eski forumdada böyle bir topik açmıştım. Neticeye varsaydı zaten tüm kafalar bir olurdu. Burada amaç tüm beyinlerin aynı hizaya gelmesi değil, birşey alacak kişi alacağını alır gider. Yada kendisi birşeyler katar.


bende ömrümde cok yerde gördüm böyle şeyleri ama hepsi copy paste den iabret, bugüne kadar kendi dsüşüncelerini söyleyebilen, birçok şeyi sorgulamaya cesaret edebilen, hatta tüm inanadıgı degerleri bile karsısına alabilen cok az kişi gördüm, zaten birşey kapılacaksa böyle insanlardan kaparsın :)

bansheinator
03-07-2009, 16:09
bana göre kader denilen kavram insan hayatının başlangıcı ve sonunu oluşturuyor. aradaki zamanı irade kapsıyor.

Öyle olmasa neden var olalım ki madem Allah her birimize bi kader verdi yaşayacağımız bi ömür nerde ne yapacağımız neyi tercih edeceğimiz Allah tarafından belirlendi o zaman neye göre cehennem cennet ayırımı var ki ? ben kendi irademle işlemediğim günahın cezasını cehennem de çekeceksem ? çok saçma. hem o zaman neden insanlara bilinç akıl zeka verildi kullanılması için. O zaman boş bi zaman içerisinde yaratıcının istediği gibi haraket ediyoruz öylemi ?


Hani hep derler ya hayat bi sınav die. Kadar bi başlangıçtan sona kadar olsaydı sınav geçersiz kılınırdı.

boshver
03-07-2009, 16:46
Cok basit bir orneklemeyle konuya olan gorusumu ekleyeyim.
Belki Allah gelecektedir ve su an yasadiklarimiz O'nun icin gecmistir.Dogal olarak da olmus olanlar,su anki ve gelecektekiler(yani bizim gelecegimiz) yazilmistir, kaydi tutulmustur.O da dogal olarak herseyi biliyordur.
Ancak olanlar bizim hur irademizle olmustur, kayit tutulmasi, bilinmesi, bunlarin bizim yapmadigimiz anlamina gelmez., Allah cizgi film izlemiyor.Hatta bence yapilanlara parmagini daldirip mudahale dahi etmiyor.

Essovius
03-07-2009, 17:23
Cok basit bir orneklemeyle konuya olan gorusumu ekleyeyim.
Belki Allah gelecektedir ve su an yasadiklarimiz O'nun icin gecmistir.Dogal olarak da olmus olanlar,su anki ve gelecektekiler(yani bizim gelecegimiz) yazilmistir, kaydi tutulmustur.O da dogal olarak herseyi biliyordur.
Ancak olanlar bizim hur irademizle olmustur, kayit tutulmasi, bilinmesi, bunlarin bizim yapmadigimiz anlamina gelmez., Allah cizgi film izlemiyor.Hatta bence yapilanlara parmagini daldirip mudahale dahi etmiyor.

ama allah ezeli ve ebedi. yani aynı zaman boyutunda olmasak bile bizden önce vardı değil mi. bizi yaratan o ise, bizden önce olması lazım mantıken zaten. seninkisi daha çok büyük patlama kendiliğinden gerçekleşip, allah daha sonra müdahil oldu demek gibi geldi bana.

pilavustunout
03-07-2009, 17:37
beşinci boyut kalp gözü daralmasının sonucu bunlar, aklını aldılar milletin asdla

boshver
03-07-2009, 17:56
ama allah ezeli ve ebedi. yani aynı zaman boyutunda olmasak bile bizden önce vardı değil mi. bizi yaratan o ise, bizden önce olması lazım mantıken zaten. seninkisi daha çok büyük patlama kendiliğinden gerçekleşip, allah daha sonra müdahil oldu demek gibi geldi bana.
Sana yanlis gelmis.Hatta soyle soyleyeyim, Onun icin zaman kavrami yok, her ana dagilmis gibi dusun,.Once/sonra kavramlari bizler icin gecerli, ornek de bizim kafayapimiza hitap ediyor.
Felsefik anlamda isteyen bunu Allah,Tanri veya sistem gibi de dusunebilir.

kelebek
03-07-2009, 18:09
neden adem ile havva o yasak meyveyi yedi de tüm insanlık cennete sonsuza kadar yasayacakken birden dünyada sınırlı bir hayat ve kısıtlı bir irade ile yaşamak zorunda kaldı ? demek ki bu sadece senin benm seçmemle ilgili degil, geçmişteki bireylerin secimleri bile senin %99 hayatına müdahale ediyor, belki deden abd ye göç etseydi o zaman abd vatandası olcaktın, annen ya da baban farklı oalcak kimin genleri baskın ise ona göre sekillenecektin :) hamile bir kadn 9 ay beklemeseydi, sok çıkarla, ahiret rekorunu kim krıaacak diye yarısırlardı bu insanlar :) zaten dünay da bunu kaldırmaz, intihar ederdi

Sadece geçmişteki bireylerin bile seçimleri benim 100/99 hayatıma müdahale edebiliyorsa, neden Tanrı edemesin?

Adem ile Havva yasak meyveye iliştiler, ondan önce Şeytan'ın Adem'e secde emri gelince başkaldırdı, Şeytanı dahi yaratan kudretli bunun önüne geçemez miydi? Geçmedi çünkü bütün bu olanlar olmak zorundaydı hepsi levh-u mahfuzda yazıyordu. Allah'ın ezeli ilmi tecelli edecekti.

Zaten Dünya 1 ayda hamile olup doğum yapan bir nufusu kaldırmaz o yuzden 9 ay, yada şöyle olsaydı kütlesinin yarısı kadar bir dünya, o zamanda 18 ay hamile kalırdı ve yerçekiminin düşük güçte olması sonucu 60 kg. olan bir İnsan 120 kg olması gerekirdi, 1lt deniz suyunun ağırlığı 2000 gr.'ma eşdeğer olması gerekirdi. Kısacası var olabilmemizin ve bu günü görebilmemizin gerçekleşmesi için uygun koşulların hep varolması gerekir. Buda bize bir düzenin varolduğunu gösterir, her ''şey''in belli bir rotası, düzeni vardır.


dünyadki kontrol biizm elimizde, bizim haricimizde kimbilir ne tür varlıklar var, sonsuz bir uzay boşluğu sadece kara bir görüntüden ibaret değil yani, işte ordakilerde kendi mekanlarında kontrol sahibiler ama tüm bu kainatım yönetimi tek birşey de O nda o yüzden

Evrende bizim gibi bir hayat sistemi olması için her ne kadar macrokozmoz (devasa uzay) olsada trilyonca kez tirilyon olasılıkların bir araya gelmesi gerekirki bu imkansızdır. En ufak bir değişiklikte dahi sistem çöker, eğer bizimki gibi bir hayat olsa dahi bu yine Tanrı'nın işidir. Fakat bugüne kadar ne bir yaşam nede bir ufo keşfedilmiştir. Şu ana kadar uzayda dolaşan tek gerçek ufolar Pioneer 10 ve Pioneer 11 yine bizim İnsan yapımıdır.


olabilir ihtimali cok yüksek, nasıl ortadoğu da kız dogdukları için gömülen o kadr bebek varken, savas halinde acımazsız bir düşmana karsı direnemeyen bireyler varsa, o da olaiblir, bu tamamen Tanrı nın isteğiyle alakalı şeyler, belki ordaki yapmadıgı bir müdahale gelecekte birçok kişi için, umut kapısı oalcak, o yüzden bazı şeyleri anlık degil gelecekte oalbilecek şeyler için düşünmek gerekli, anlık herşeyin caresi vardır, ama gelecek hiçbir zxaman garanti degildi
Zaten konunun özeti bu, yaratıcının hepimiz için bir planı var ve tüm planlar birbirine bağlı, bunu bir çeşit örümcek ağı gibi adledebiliriz. Yani herşey birbirine bağıntılı. Buna ''teselsül'' denir. (Olaylar zinciri).

Kaos kuramı, Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Adı, Edward N. Lorenz'in hava durumuyla ile ilgili verdiği şu örnekten gelmektedir.

Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir.


ben Kuran a inanıyorum ama Tanrı nın söylediklerini ifade ettigini sanmıyorum, sana binlerce madde cıkarabilirim unutma Kuran ı Kerim i toplayıp kitaplaştıran insanlar, Hz. Muhamed öldükten sonra tüm akrabalarını katleden isnalar, o yüzden insan elinin degidigi herşeye süpheyle bakmak zorundayız, cünkü sonucta o bir insan ve bu dünyanın hakimi PS: bazı durumlar haric

Bundan 5000 yıl önce yaşayan bir Firavun kralınının, yada bir kral yardımcısı Haman'ın veyahutta basit bir zengin şehir halkının tüm hazinelerini ortaya çıkaran, karış karış santim santim araştıran, onlarca mit'te geçen varsayımları dahi köküne kadar inceleyen, yazıtları ve kitabeleri araştıran, 7 bin yıl öncesinin ve hatta 10 bin yıl öncesinin (bazen bilim adına, bazen define adına, bazen çeşitli değerler adına, bazen tarih adına vs..) hiyeroglif şekillerini çözmeye çalışan ve çözen, binlerce tarih uzmanı, bilim insanı, arkeolog neden 1400 yıl önce yaşayan bu insanların hazinelerini bulamıyor? Peygamber dahil olmak üzere önceleri bu bir avuç insanın, Peygamber öldükten sonra ise kuran'ı hafızlardan (kendide hafızdı) ve yazılmış ceylan derilerinden toplayarak derleyip kitap haline getiren Hz. Osman'ın hazinesi nerede? Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Ali ve onlar gibi birçok ashabın o muhteşem hazineleri yok mu? Yok çünkü onlar kendi çıkarları için hiçbir ücret talep etmediler. Ayetleri kendi çıkarları için yontmadılar. Dünya malına kendi inançlarını ve saygı duydukları değerleri satmadılar. Liderlik kavgası için birbirlerini yemediler. Ve bu yolda öldüler.

Bunlardan sonra gelen insanlar yine yavaş yavaş sapmaya dalalete düşmeye başladılar. Günümüzde bu korkunç bir durumda olmakla beraber gün geçtikçe daha kötüye gitmektedir.



bende ömrümde cok yerde gördüm böyle şeyleri ama hepsi copy paste den iabret, bugüne kadar kendi dsüşüncelerini söyleyebilen, birçok şeyi sorgulamaya cesaret edebilen, hatta tüm inanadıgı degerleri bile karsısına alabilen cok az kişi gördüm, zaten birşey kapılacaksa böyle insanlardan kaparsın

Ben 22 yaşında müslüman oldum. İlk müslüman olduğumda dikkatimi çeken en bariz şey şuydu; İnsanlar atadan görme müslümanlardı, kimileri bunlara mirasçı müslüman der. Yaptıkları tek şey kopy-paste. Burda şöyle bir nokta var, sadece kopy-paste yapsalardı yine en sağlam bilgilere ulaşırdık ama arada bir cahil veya bir hadis'i dahi kendine yontacak şekilde değiştiren bir ferdin mirasçıları o yanlışıda kopylediler. Zamanla o yanlış dinden bir şeymiş gibi insanlara sunulmaya ve çoğalarak bir virüs gibi yayılmaya başladı.

Zaten her dinde böyle olmuyor mu? Önceleri hepbirken sonradan çeşitli ayrılıklara düşmüş 4 grup rahip oturup kendi incillerini (marcus, luka, matta, barnabas) yazmadılar mı? Allah (bozulmuş) bir din'i kaldırmak istediği zaman yerine yeni bir din getirir ve eski din'i geçersiz kılar. Eğer kuran bozulmuş olsaydı Yeni bir Peygamber ve yanında yeni bir kitap yollardı. Ama hadis, fukaha, ve çeşitli din kitapları için aynı şeyi söyleyemem. Günümüzde sayısını bilmediğimiz kadar uydurma hadis ve yanlış yorumlanmış ayetler olabilir, ama en sağlam kaynak kuran'dır. Sadece yorumlayan insanlara dikkat edilmelidir.

Ve bugün duyduğunuz uydurma hadis alimlerine, söylentilere, çelişkili bilgilere ve o bilgiler üzerinden prim yapmaya çalışanlara kulak asmayın. Mesela kuran okumayan biri ''yhaa babaannem dediki şöyleymiş kurdanda varmış bu'' en basit örnek; birgün oturuyorduk konu neydi hatırlamıyorum kendi Annem, aslında o şöyle şöyle şöyle dedi, nerden biliyorsun dedim, kuran'da var dedi. Gittim açtım okudum baştan sona kadar söylediği şeyle en ufak bir ilgisi yoktu, bunu yapan kendi Annem. Kısacası, kendiniz araştırın, okuyun, inceleyin, İslam'ı şu an yaşayanlara değil ilk getirenlere bakın.

Bab VerLoren
03-07-2009, 18:16
kulluk etmek yaratılışın yegane amacı ise eğer,yaratana çok kabarık bi ego yüklemiş oluruz ki bu islami yaratan inancına aykırıdır.

Kulluk etmek islamin yegane amacidir. Ama etmeyebilirsinde, iki secenegin var eger konuyu egoya cekecek olsaydi seni sadece kulluk etmeye programlar oyle yaratirdi. Yani konu ego degil, senin cocugun sana anne bahceye cikabilirmiyim dediginde senin egon kabarip tavanlara carpiyor mu yada agladiginda, zora dustugunde anne yardim et dediginde egolarda kipirdama oluyor mu ? Kuranda derki kuslar bocekler bilumum butun canlilar O`na ibadet eder, kulluk eder. Nerde ego ?

boshver
03-07-2009, 18:23
Kur'an'da bocekler,kuslar bana ibadet mi eder diyor? Gercekten hayvanlar Allah'a ibadet mi ediyor? Yok, kalkip namaz mi kiliyorlar gibi bir sacma soru sormayacagim ama, hayvanlarin ibadet ettiklerini hatirlamiyorum .

Bab VerLoren
03-07-2009, 18:27
Ibadet etmek sadece namaz kilmaktan ibaret olmadigini biliyoruz, evrendeki butun canlilarin ayri ayri gorevleri var, yani hepsi allah istedigi icin burdalar bi nevi gorevliler, melekler gibi. Allaha hizmet etmek onlarin ibadetidir.

boshver
03-07-2009, 18:29
E ben kalkip namaz kiliyorlar mi diye sordum? Benim sorum su idi:

Kuranda derki kuslar bocekler bilumum butun canlilar O`na ibadet eder, kulluk eder
Hatirlayamadim bu kismi, onun icin sordum, ama ayetlerden bu yorumlanabilir diyorsan o ayri.

Bab VerLoren
03-07-2009, 18:35
Hatirlayamadim bu kismi, onun icin sordum, ama ayetlerden bu yorumlanabilir diyorsan o ayri.

Benim kendi dusuncem budur, mantigima yatiyor.

Bab VerLoren
03-07-2009, 18:38
İnsandan başka canlı ve cansız varlıkların tamamı mecburi olarak 'a ibadet ve itaat ederler. Her varlığın kendisine has bir ibadet şekli ve usulü vardır. Teşbih ederek, zikrederek, görevlerini yerine getirerek hepsi de kendilerini yaratan Rablerine karşı vazifelerini aksatmazlar. Hiç bir varlık fıtratı dışına çıkarak 'a isyan etmezken, insan istisna tutulmuştur. İnsanın ibadet etmesi kendi ihtiyarına, seçeneğine bırakılmıştır. 'a isyan edecek imkana sahiptir. Şayet isyanı bırakır da o da diğer varlıklar gibi ibadet edecek olursa, mu-hakkakki katında büyük bir mevki elde edecektir.
Ruh ile beden birleşince insan meydana gelir. İman ile ibadet birleşince de din meydana gelir. Ruhun kendisini yaratan 'a yönelmesi iman, bedenin topyekün bu yönelmeye iştirak etmesi ise ibadettir. Görülüyor ki iman ruha, ibadet de bedene ait bir vazifedir. 'a yönelen ruhun bu hareketine beden seyirci kalamaz. Bunun için namaz kılmakla oruç tutmakla, anne ve babaya ihsanda bulunmakla bedenimiz hakkın emrine, Hakk'm buyruğuna girmiş olur. Uzuvların hep birlikte ibadete iştirak etmesi, yapılacak ibadetin değerim, kıymetini ortaya kor. Ağız ile helal lokma yeyin, göz ile haram işlemeyin. Çünkü bu bedende bir uyumsuzluğun alametidir.
İnsanın dışında kalan varlıklarda ise böyle bir durum söz konusu değildir.
"Yedi gök, dünya ve bunlarda bulunan herkes O'nu teşbih eder. O'nu övgü ile teşbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Ne var ki siz, onların teşbihini anlamazsınız. O, çok yumuşak ve bağışlayıcıdır." (İsra suresi: 44)
Herşey, herkes O'nu teşbih eder. Bu teşbih o varlıkların kendisine has şekliyle 'a ibadetleridir. Bütün eşya atomlardan meydana gelmiştir. "Atom çekirdeklerinin etrafındaki elektronlar, sürekli ve muazzam bir şekilde çekirdeğin etrafında dönmektedirler. İşte muntazaman bu dönüşler 'ı teşbihtir.
"Göklerde ve yerde bulunanlarla, dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların 'a teşbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi teşbihini ve duasını bilmiştir. , onların yapmakta olduklarını hakkıyle bilir." (Nur suresi: 41)
Görülüyor ki tüm kâinat, yaratıcısı huzurunda bir nevi saygı, sevgi gösterisi yapmakta, kendilerine has olan bir tarzda O'nu teşbih etmekte ve O'na dua etmektedir.
İnsan dışındaki hiç bir varlık, 'a olan zikrini, teşbihini aksatmaz. Şayet aksatmışsa, o ölmüştür. Peygamberimiz (s.a.v):
"Hayvanların eceli, teşbihlerinin bitimine bağlıdır"
buyurur.
Avcının hedef almış olduğu bir kuş kümesini ele alalım. O anda hangi kuş teşbihten, zikirden uzak bulunuyorsa, namludan çıkan kurşun veya saçma ona isabet eder. Göl ve denizlere atılan oltanın ve ağın içine girecek olan balıklar, teşbihi bırakmaları ile ecelleri gelmiş olan balıklardır.
Materyalist bir mantığa bunlar ters gelse bile, realitedir, gerçektir. Sahabeden Abdullah İbn Mes'ud (r.a.) der ki: "Bizler Resulullah'ın sohbetlerinde öyle bir mesafe katettik ki, ağzımıza aldığımız lokmaların teşbihini duyardık. Sofraya uzattığımız ellerimizin şehadet parmağı üzerindeki damar atacak olursa, alacağımız lokmanın şüpheli veya haram olduğuna inanırdık."
Bunlar bugün günümüz insanına bir hayal, bir masal gibi gelmektedir.
Hak aşıklarının: Dağlar ile taşlar ile çağırayım mevlâm seni
Seherlerde kuşlar ile çağırayım mevlâm seni,
Sözleri, inleyişleri bir gerçeği haykırır. O da insanın teşbihi ile tabiatın teşbihinin birbirlerine eşlik etmesi gerçeği.
Arınnın teşbihi ve ibadeti bal yapmak, yılanın teşbih ve ibadeti ise zehir üretmektir. Bunların yemeleri için önüne ne koysak, yiyecekleri herşeyi bal veya zehire çevirirler.
Rabbimiz insana da "İbadet et" buyurmuştur. Bu buyruğa muhatap olan insanın vazifesi, hayatını, her şeyini ibadete çevirmektir. Böyle bir hal bir müslüman insanın devamlı ibadet halinde olduğunu bildirir.
İnsan-kainat ilişkisinde, araya giren vahiydir. İnsan 'ın buyruklarıyla kainata açılır. Tabiatla insanın kucaklaşması en tabii olan bir şeydir. İnsanın ruhu 'tan, bedeni ise topraktan gelmiştir. Bir manada tabiat, insanın anası durumundadır. İnsan tabiatla iç içeydi. Tabiat ana, çocuğunun kamını cömertçe doyuruyordu. Güzel bir uyum içinde devam eden insan-tabiat ilişkisinden vahyi (Kur'anı, Sünneti) çekip alınca, insan tabiat anasına, toprak anasına kötülük etmeye başladı. Annesine hakaret eden, onu döven, ona bağıran isyankar evlad gibi, insan, toprak anasına aynı suçu işledi.
Şimdi düşünüyoruz da Tabiatla ne hale gelmişiz?
Karanlık çağ dedikleri, Osmanlı döneminde, eğer bir inek, haksız olarak komşusunun otlağına uğrar ve bir tutam ot yerse, ineğin sahibi üç gün sağdığı sütü yemez ve fakirlere dağıtırdı.
İlerlememize İslam mani oluyor diyen batının uyduları bunlardan ne anlayacak? Komşusunun ekininin kenarından geçerken ineğinin,, eşeğinin ağzını bağlayan ve kendi tarlasına varınca hayvanların ağzını çözen insanı, günümüzün insanı, çağdaş insanı nereden anlayacak?
Atıcılığını güçlendirmek için hayvanları, kuşları, yollardaki trafik işaretlerini nişan alan çağdaş insan bunlardaki hikmeti nasıl çözecek? Zevk için hayvan öldüren, 20 santimlik bir fildişi için, 4 tonluk bir filin canına kıyan vahşi insan, bunları nasıl çözecek?
Masum iki deveyi birbirine kızıştıran ve güreştirerek onlara zulmeden, iki horozu birbiriyle döğüştürüp onların kan revan içinde kalmasına katıla katıla gülen insanoğlu düştüğü çukurdan kendisini nasıl çıkaracak?
İşte bir kaç tane acı tablo. Vahiyden, ibadetten, teşbihten kopmuş olarak yaşayan insandan, bugün herkes ve herşey şikayetçidir.
Hayvanlar alemi şikayetçi, bitkiler alemi şikayetçi. Topraklarımız, tarlalarımız şikayetçi. Atmosfer, sema, gökyüzü, denizler, sular şikayetçi. Zulmen öldürülen çocuklarımız, ihtiyarlanınız, namusları kirletilen dul bacılarımız, evleri barklan yıkılan ve ezilenlerimiz hepsi hepsi şikayetçi.
"Haksız yere bir serçeyi öldürenden, Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap soracaktır." Bu söz Peygamberimizindir.
"Hayvan sağanlar, kendi tırnaklarını kessinler. Sağım sırasında uzun tırnaklarla hayvanların memelerini kanatmasınlar." Bu söz de Peygamberimizindir. "Bir kadın bir kedi yüzünden cehenneme gitti. O kadın kediyi bir odaya hapsetti, ona yiyecek vermedi. Kedi açlıktan öldü." Söz yine O'nun...
Bir kediye zulmeden bir kadın, bu zulmünden dolayı cehennemi boylarsa 70-80 senedir inanan insanın tesettürüne, ibadetine, sakalına, kıyafetine baskı yapanlar, onlarla alay'edenler ilahî huzurda acaba hangi gerekçelerle kendilerini savunacaklardır?
'ın, göklerle, yağmurlarla, depremlerle ilişkili olduğunu normal görüp, sosyal hayatla, iktisadi hayattaki ilişkisine "karanlık" diyen insan, ahirette ne yüzle huzura varacak?
"İşte böylece sana da EMRİMİZLE KUR'AN-l VAHYETTİK. Sen, kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nûr kıldık. Şüphesiz ki sen doğru bir yolu göstermektesin." (Şûra suresi: 52)
"(Resulüm) şayet dileseydik, elbet her ülkeye bir Peygamber gönderirdik. (Fakat evrensel uyarıcılık görevini sana verdik) O halde, kâfirlere boyun eğme. Ve bununla (Kur'anla) onlara karşı olanca gücünle büyük bir savaş ver." (Furkan Suresi: 51-52)


Boyle bir yazi buldum giris kismi dedigim gibi, bakalim ne demis baska

SkyAsteR
03-07-2009, 18:40
Sadece geçmişteki bireylerin bile seçimleri benim 100/99 hayatıma müdahale edebiliyorsa, neden Tanrı edemesin?

Adem ile Havva yasak meyveye iliştiler, ondan önce Şeytan'ın Adem'e secde emri gelince başkaldırdı, Şeytanı dahi yaratan kudretli bunun önüne geçemez miydi? Geçmedi çünkü bütün bu olanlar olmak zorundaydı hepsi levh-u mahfuzda yazıyordu. Allah'ın ezeli ilmi tecelli edecekti.

Zaten Dünya 1 ayda hamile olup doğum yapan bir nufusu kaldırmaz o yuzden 9 ay, yada şöyle olsaydı kütlesinin yarısı kadar bir dünya, o zamanda 18 ay hamile kalırdı ve yerçekiminin düşük güçte olması sonucu 60 kg. olan bir İnsan 120 kg olması gerekirdi, 1lt deniz suyunun ağırlığı 2000 gr.'ma eşdeğer olması gerekirdi. Kısacası var olabilmemizin ve bu günü görebilmemizin gerçekleşmesi için uygun koşulların hep varolması gerekir. Buda bize bir düzenin varolduğunu gösterir, her ''şey''in belli bir rotası, düzeni vardır.

Evrende bizim gibi bir hayat sistemi olması için her ne kadar macrokozmoz (devasa uzay) olsada trilyonca kez tirilyon olasılıkların bir araya gelmesi gerekirki bu imkansızdır. En ufak bir değişiklikte dahi sistem çöker, eğer bizimki gibi bir hayat olsa dahi bu yine Tanrı'nın işidir. Fakat bugüne kadar ne bir yaşam nede bir ufo keşfedilmiştir. Şu ana kadar uzayda dolaşan tek gerçek ufolar Pioneer 10 ve Pioneer 11 yine bizim İnsan yapımıdır.

Zaten konunun özeti bu, yaratıcının hepimiz için bir planı var ve tüm planlar birbirine bağlı, bunu bir çeşit örümcek ağı gibi adledebiliriz. Yani herşey birbirine bağıntılı. Buna ''teselsül'' denir. (Olaylar zinciri).

Kaos kuramı, Kelebek etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Adı, Edward N. Lorenz'in hava durumuyla ile ilgili verdiği şu örnekten gelmektedir.

Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir.

Bundan 5000 yıl önce yaşayan bir Firavun kralınının, yada bir kral yardımcısı Haman'ın veyahutta basit bir zengin şehir halkının tüm hazinelerini ortaya çıkaran, karış karış santim santim araştıran, onlarca mit'te geçen varsayımları dahi köküne kadar inceleyen, yazıtları ve kitabeleri araştıran, 7 bin yıl öncesinin ve hatta 10 bin yıl öncesinin (bazen bilim adına, bazen define adına, bazen çeşitli değerler adına, bazen tarih adına vs..) hiyeroglif şekillerini çözmeye çalışan ve çözen, binlerce tarih uzmanı, bilim insanı, arkeolog neden 1400 yıl önce yaşayan bu insanların hazinelerini bulamıyor? Peygamber dahil olmak üzere önceleri bu bir avuç insanın, Peygamber öldükten sonra ise kuran'ı hafızlardan (kendide hafızdı) ve yazılmış ceylan derilerinden toplayarak derleyip kitap haline getiren Hz. Osman'ın hazinesi nerede? Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Ali ve onlar gibi birçok ashabın o muhteşem hazineleri yok mu? Yok çünkü onlar kendi çıkarları için hiçbir ücret talep etmediler. Ayetleri kendi çıkarları için yontmadılar. Dünya malına kendi inançlarını ve saygı duydukları değerleri satmadılar. Liderlik kavgası için birbirlerini yemediler. Ve bu yolda öldüler.

Bunlardan sonra gelen insanlar yine yavaş yavaş sapmaya dalalete düşmeye başladılar. Günümüzde bu korkunç bir durumda olmakla beraber gün geçtikçe daha kötüye gitmektedir.

Ben 22 yaşında müslüman oldum. İlk müslüman olduğumda dikkatimi çeken en bariz şey şuydu; İnsanlar atadan görme müslümanlardı, kimileri bunlara mirasçı müslüman der. Yaptıkları tek şey kopy-paste. Burda şöyle bir nokta var, sadece kopy-paste yapsalardı yine en sağlam bilgilere ulaşırdık ama arada bir cahil veya bir hadis'i dahi kendine yontacak şekilde değiştiren bir ferdin mirasçıları o yanlışıda kopylediler. Zamanla o yanlış dinden bir şeymiş gibi insanlara sunulmaya ve çoğalarak bir virüs gibi yayılmaya başladı.

Zaten her dinde böyle olmuyor mu? Önceleri hepbirken sonradan çeşitli ayrılıklara düşmüş 4 grup rahip oturup kendi incillerini (marcus, luka, matta, barnabas) yazmadılar mı? Allah (bozulmuş) bir din'i kaldırmak istediği zaman yerine yeni bir din getirir ve eski din'i geçersiz kılar. Eğer kuran bozulmuş olsaydı Yeni bir Peygamber ve yanında yeni bir kitap yollardı. Ama hadis, fukaha, ve çeşitli din kitapları için aynı şeyi söyleyemem. Günümüzde sayısını bilmediğimiz kadar uydurma hadis ve yanlış yorumlanmış ayetler olabilir, ama en sağlam kaynak kuran'dır. Sadece yorumlayan insanlara dikkat edilmelidir.

Ve bugün duyduğunuz uydurma hadis alimlerine, söylentilere, çelişkili bilgilere ve o bilgiler üzerinden prim yapmaya çalışanlara kulak asmayın. Mesela kuran okumayan biri ''yhaa babaannem dediki şöyleymiş kurdanda varmış bu'' en basit örnek; birgün oturuyorduk konu neydi hatırlamıyorum kendi Annem, aslında o şöyle şöyle şöyle dedi, nerden biliyorsun dedim, kuran'da var dedi. Gittim açtım okudum baştan sona kadar söylediği şeyle en ufak bir ilgisi yoktu, bunu yapan kendi Annem. Kısacası, kendiniz araştırın, okuyun, inceleyin, İslam'ı şu an yaşayanlara değil ilk getirenlere bakın.

yazdıklarının tek bir sonucu oldugunu görüyorum arkdasım :) o da bir düzene sahip oldugumuz, ve sadece bir varlığın yönettiği zaten ben farklı birşey demedim :)

verdigin olasılık insanoğlunun su ana kadar ki arastırabildigi kadarını gösteriyor, bizden 100 yıl sonra gelecek bilimadamları o olasığı bin e kadar düşürür, bundan eminim :) cünkü bizlerden daha da ileride olacakları aşikar. . .

bu kadar acıklama zaten "kader" konusu için gereksiz, böyle gidersek, arkeolojiye gircez alimaallah :D yoksa bu konu hakkında destan yazabilirm, diger arkadaşların gözleri bu kalabalıkta yorulmasın :)

"banshee", arkadasımız zaten sade ve güzel bir açıklama yapmış bu konu için :)

boshver
03-07-2009, 18:42
Yazida onlarca ayet var ancak "kuslar,bocekler bana ibadet ediyor" gibi bir ayet yazmiyor.

KsKLee
03-07-2009, 18:44
Hayvanların ibadet ettiğini veya edebileceğini gösteren bir ayet okusamda inanması güç olur tabi

Bab VerLoren
03-07-2009, 18:48
Yazida onlarca ayet var ancak "kuslar,bocekler bana ibadet ediyor" gibi bir ayet yazmiyor.


Yedi gök, dünya ve bunlarda bulunan herkes O'nu teşbih eder. O'nu övgü ile teşbih etmeyen hiç bir şey yoktur. Ne var ki siz, onların teşbihini anlamazsınız. O, çok yumuşak ve bağışlayıcıdır." (İsra suresi: 44)
Herşey, herkes O'nu teşbih eder. Bu teşbih o varlıkların kendisine has şekliyle 'a ibadetleridir. Bütün eşya atomlardan meydana gelmiştir. "Atom çekirdeklerinin etrafındaki elektronlar, sürekli ve muazzam bir şekilde çekirdeğin etrafında dönmektedirler. İşte muntazaman bu dönüşler 'ı teşbihtir.
"Göklerde ve yerde bulunanlarla, dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların 'a teşbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi teşbihini ve duasını bilmiştir. , onların yapmakta olduklarını hakkıyle bilir." (Nur suresi: 41)
Görülüyor ki tüm kâinat, yaratıcısı huzurunda bir nevi saygı, sevgi gösterisi yapmakta, kendilerine has olan bir tarzda O'nu teşbih etmekte ve O'na dua etmektedir.
İnsan dışındaki hiç bir varlık, 'a olan zikrini, teşbihini aksatmaz. Şayet aksatmışsa, o ölmüştür. Peygamberimiz (s.a.v):

--

Kuranda derki kuslar bocekler bilumum butun canlilar O`na ibadet eder, kulluk eder.

"kuslar,bocekler bana ibadet ediyor"

bana diye demez zaten, o da ayri bir konu:yağmur

kelebek
03-07-2009, 18:52
yazdıklarının tek bir sonucu oldugunu görüyorum arkdasım :) o da bir düzene sahip oldugumuz, ve sadece bir varlığın yönettiği zaten ben farklı birşey demedim :)

verdigin olasılık insanoğlunun su ana kadar ki arastırabildigi kadarını gösteriyor, bizden 100 yıl sonra gelecek bilimadamları o olasığı bin e kadar düşürür, bundan eminim :) cünkü bizlerden daha da ileride olacakları aşikar. . .

bu kadar acıklama zaten "kader" konusu için gereksiz, böyle gidersek, arkeolojiye gircez alimaallah :D yoksa bu konu hakkında destan yazabilirm, diger arkadaşların gözleri bu kalabalıkta yorulmasın :)

"banshee", arkadasımız zaten sade ve güzel bir açıklama yapmış bu konu için :)

Burası konu dışı arkadaşım tartışma eleştirme (belli çerçeveler içinde) yapılabilir. Burda ciddi konular konuşulur geyik için değil. Yazı kısa uzun farketmez dileyen okur dileyen okumaz kimseye zorlama yok. Destan konusunda gerekli görüyorsan yazabilirsin, yazmasanda seni kimse ayıplamaz, bi zorunluluğun yok.

boshver
03-07-2009, 19:18
"Göklerde ve yerde bulunanlarla, dizi dizi kanat çırpıp uçan kuşların 'a teşbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi teşbihini ve duasını bilmiştir. , onların yapmakta olduklarını hakkıyle bilir." (Nur suresi: 41)
Olay bu Bab, cok tesekkurler.

OsLeadER
03-07-2009, 19:19
bana göre kader denilen kavram insan hayatının başlangıcı ve sonunu oluşturuyor. aradaki zamanı irade kapsıyor.

Öyle olmasa neden var olalım ki madem Allah her birimize bi kader verdi yaşayacağımız bi ömür nerde ne yapacağımız neyi tercih edeceğimiz Allah tarafından belirlendi o zaman neye göre cehennem cennet ayırımı var ki ? ben kendi irademle işlemediğim günahın cezasını cehennem de çekeceksem ? çok saçma. hem o zaman neden insanlara bilinç akıl zeka verildi kullanılması için. O zaman boş bi zaman içerisinde yaratıcının istediği gibi haraket ediyoruz öylemi ?


Hani hep derler ya hayat bi sınav die. Kadar bi başlangıçtan sona kadar olsaydı sınav geçersiz kılınırdı.

Benim öğrendiklerim bu yorumun biraz daha modifiyesi. Cüz-i İradenin seçebilme hakkının olabilmesi fakat her seçilen hakkında yaratılışı sırasındaki olaylar zincirine müdahalemizin kesin ve net olmauışı. Yani Küll-i İradenin devreye girmesi.

Biraz daha mealen, seçimi yaparız. biz istediğimiz için o seçim Allah tarafından yaratılır. Ama seçimimizin sonucunun kişiden kişiye ve olaydan olaya değişmesinin sebebi de Allah'ın bu konuda kendi hakimiyetinde belirlediği müdahalelerden kaynaklanmaktadır. Yani ben istediğimi seçerim ama sonuçları zamana mekana ve duruma göre değişebilir. Buna da Takdir-i İlahi diyorum. Tabi ne kadar doğru orası tartışılır. Zira Kader konusu dindeki en zor en karmaşık ve en tehlikeli konudur.

kelebek
03-07-2009, 19:54
Yazida onlarca ayet var ancak "kuslar,bocekler bana ibadet ediyor" gibi bir ayet yazmiyor.

Meleklerde yazıyor ama biz göremiyoruz, fm frekansıda var yanımızdan geçiyor ama biz göremiyoruz. Her ayet sadece yazdığı şeyi içermez kinaye, ironi, ifade, mecaz anlamlarıda vardır. Kuşlar börtü böcek ibadet ediyor derken kuşların abdest alıp camide namaz kılmaları kasdedilmiyor. Sadece ve sadece mantık çerçevesi içinde bakmak çoğu şeyi eksik veya yanlış anlamaya neden olur.