PDA

Orijinalini Görmek İçin Tıklayın : Ask nedir bilir misiniz ?



Sayfalar : [1] 2

Bab VerLoren
28-03-2009, 18:52
http://img232.imageshack.us/img232/589/krekcekmekpy0.jpg (http://imageshack.us/)

Ask ; ask ucsuz bucaksiz bir okyanusta sona varabilmek adina hirsla, umutla, yasama baglilikla aslinda bosuna kürek sallamaktir… zamanla bir bakarsiniz ki okyanus icindeki sandaliniz ve kürekleriniz yipranmistir. Okyanus icinde erimek üzeresiniz… sizi ne duyan var ne de gören… yapayanliz bir basiniza kala kalmissinizdir… gün geldiginde bir bakacaksiniz ki okyanusun icinde cirpiniyorsunuz deliler gibi… umut tükenmemistir ama güc bitmistir… son cirpinislarinizi haykirislarinizi yaparsiniz ve son bulursunuz… ask iste böyle birsey… yasarsin, cabalarsin, emek verirsin, seversin, umutlar üretirsin, planlar kurarsin sonunda ise avucunu yalarsin… kaba bir tabir oldu ama ask tüketir yüregi…

http://img232.imageshack.us/img232/6504/ormanij6.jpg (http://imageshack.us/)

Ask; ask bir ormanda sadece kus civiltilarini belki de sempazelerin seslerini dinlemektir… yani yanliz… herseyden vazgecmissinizdir… ama asktan asla… herseyi ignore etmissinizdir… soyutlamissinizdir kendiniz ve icinizdeki ask haric…duyduklarinizdan, gördüklerinizden meded ummaya baslarsiniz, ask haric… sonra yanlizlik icinde oturmussunuzdur bir agac gölgesine baslamissiniz bir türküye “buda gelir buda gecer aglama“… yada“ben derdimi hangi daga yanam“…bir türkü bir türkü daha“ben sevdim eller aldi niye ben ölmüsmüsmiyem“…sessizligi bozmak adina“sen kavgamin icinde bir insansin sevdigim seni seviyorum seni seviyorum“… v.s… ask yanlizliga isyanlari baslatir…ormanda haykirislarindir sessizligi yoketmek yanliz olmadigini hissedebilmek icin… sadece kendini kandirmis ve oyalamis olursun… cünkü seni dinleyen ormandir ve icindekiler kuslar, sempazeler, ormanin cinleri, perileri ha birde rüzgardir… dök icini nasil olsa seni duyan yok…


http://www.cafemizah.com/forum/images/statusicon/wol_error.gifBu resim forum tarafından küçültülmüştür. Resmi orijinal boyutlarda görmek için buraya tıklayın.Orijinal resim boyutu: 800x600 ve 72KB.http://img261.imageshack.us/img261/8451/kayalardd2.jpg (http://imageshack.us/)

Ask; ask yosun tutmus bir kaya parcasidir… yosunu ne kadar temizlersen temizle, o kaya üzerinden iz birakir… aciya o kadar alistirmistir ki dalgalarin siddeti, kasirgalar, tufanlar artik seni etkilemez hale getirmistir… sonunda sadece söyle düsünürsün… vurun dalgalar, dagitin beni yavas yavas, firtinalar, tufanlar baslayin bana kizmaya bagirmaya, beni sövmeye ben asik oldum… hakkettim bu sonu… nedesiniz az… ne yapsaniz degismez bir son… üzerime konan martilarin bile dalga gececek hale getirilmesidir ask… ve beklenen son o kaya dayanamaz bütün bu felaketlere sahilden yok olmustur… ardinda ne bir iz nede son bir iki satir… sirra kalem basmak gibidir ask… gelir, vurur, dagitir, cikar gider…


http://www.cafemizah.com/forum/images/statusicon/wol_error.gifBu resim forum tarafından küçültülmüştür. Resmi orijinal boyutlarda görmek için buraya tıklayın.Orijinal resim boyutu: 800x600 ve 47KB.http://img513.imageshack.us/img513/3999/clix0.jpg (http://imageshack.us/)

Ask; ask bir icim sudur… cölde kalmis bir deve gibidir…evet dayaniklidir bu sartlara ama ne zamana kadar…? ilerledikce cöl gözünüzde kocaman bir belirsizlik olur… seraplar görmeye baslatir… sizi aldatmaya baslar bu belirsizlik… icinde ilerdikce biraz daha susuz kalmaya baslarsiniz… susuz kaldikca seraplariniz cogalir ve halsizlesirsiniz… ah bir kaktüs bulsamda suyunu icsem dersiniz… ilerde kaktüsle karsilasirsiniz ve yine o meshur aldatan son… kaktüsde sizin icin tek damla su kalmamistir… oracikta pes eder, sonunuzu kendiniz belirlemis olursunuz… ask aldatmaktir, yönlendiriyor oldugunuz belirsizliktir… ask cölde sizi susuz birakan tek gercektir… hayali pesinde kosturan tek olgu asktir… hayatinizin katilidir ask… en azindan su buluncaya kadar… bu suyun ne oldugunu anladiniz mi? ikinci bir cöl faciasi mesela...


http://img261.imageshack.us/img261/9978/ferhatilesirinvz2.jpg (http://imageshack.us/)

Ask; ask masallarda kahramanlarin birbirine duyduklari hisler zinciridir… hoslanirsin, eglenmeye baslarsin, ilerleme kaydersin, sonra da aslinda hep mutlu son degil mi? masal ya…? Ama hayat…? Bunlari aynen yasarsin ve sonunda yani sonuc olarak ne yasanir biliyor musunuz…? Hic kocaman bir hic… kendimizi o masallarda yasayanlar gibi hissederiz… inandiririz…ama sonunda mutlu son yerine arkamiza bir tekme git gidebiligin yere… sürüklen nereye süreklenebileceksen…umursamamazliktir ask… yasarsin biter… bittiginde de inanilmaz bir umursamazlik örnegini gercegi ile karsi karsiya kalirsiniz… gelde kabullan hade… bu sahis miydi bana seni seviyorum… senin icin ölürüm diyen… simdi ise sanki hicbirsey olmamis gibi bana utanmadan selam veren… sohbet etmeye calisan…? Demekki ask utanmamakmis… utanmayip umursamaz olabilmekmis…yasananlarin hepsinin varoluslarini bir silgi ile silebilmek yada karakalem ile karalayabilmekmis…yani ask masallarda hep o onurlu, mutlu son olmasi gereken, hayatta ise umursamaz, utanmaz, gurursuz, istiklalsiz, inancsiz, yasanmaz bir senaryodan baska birsey degilmis… heh o zaman bizde kendimize bir masal yazalim, icinde sadece ask olan ama asik oldugumuz kisinin olamadigi bir masal… en zararsizi bu olsa gerek… en azinda hayali güzel…“onursuz olmasin ask“… ( ben buraya bask bir belirtme sifati kullanacaktimda ayip oluyor diye caydim…)




Ask; ask hep seviyorum, sevemiyorum, sevmiyorum gibi kelimelerle baslar biter… bu askin kuralidir… baslamasi icin sevmek gerek… bitirmek icin sevememek yada sevmemek gerek… bir anda bu üc olguyu yasabilmekte mümkün tabii… ama o zaman ask oyunlasmis demektir… elimde sende oynar gibi… simdi ben sorayim o zaman suan elin kimde…? Ask oyun haline gelmis gecmis zamanli bir fiil gibidir demek ki; simdiki zaman, gelecek zaman, gecmis zaman, son… oyundan SIKILDINIZ mi? ask bitmis demektir… cünkü oyunu hep ayni kisiyle oynayamazsiniz degil mi? bu suna benzer italyanlar cok kullanir…“ her zaman spagetti yenmez ama degil mi?“ iste buda bir bakis acisi… ask SIKILINMADAN yasamak olmasi gerekirken kullanma tarihi gecmis peynir gibi cöpe atilmaktir… oyun kurallari ihlali gibidir… elim sende degil demek olmus gibi… artik gönlüm sende degil dedirten ask degil askin oyunu olmustur artik…




Ask; ask pencereden disari bakan ama bir türlü yagan yagmurda disari cikamayan kücük bir cocuk gibidir… cikmak ister ama engelleri vardir, korkulari… icinde boguldugu düsünceleri vardir… cocuktur degip gecmeyin ask onlarda büyüktür…askin en anlamlisini yasadiklari dönemdir cocukluk… ask özgürlük ister, sonu düsünmeden nereden inceyse orada kopsun dedirtecek kadar cesareti ister…savasmak demektir, ask her türlü olumsuzluga ragmen, her türlü korkuya ve engele ragmen cesurca, inancla, güvenle savasabilmektir ask… olmuyorsa bu sekilde ne kendinizi kandirin nede karsinizdakini… pencere önünde ürkek ama icinizde kalan bir duyguyla yagmuru izlemekle kalin… ask yapabileceginiz bir duygu degilse, askin sorumluluklarini yapabileceginize inanmiyor, kendinize güvenmmiyorsaniz vazgecmektir… aski tanimamaktir… tanimasaniz iyi olur kendiniz icin… hayal kirikligidir ask… sadece ben sevmek isterdim, sevilmek ama bakakalmayi tercih ettim dersiniz… öfke ile bugulanmis pencerede bir ömür boyu sonunu bilemiyecegiz hic tadamiyacagiz yagmur altinda dolasamiyacaginiz aski, askinizi unutmak olacaktir…yani her zaman dedigim gibi ask unutulmaz askiniz unutulur… ask sadece nokta isareti ile sonlandirilir… asik oldugunuz sahis X yada Y bir kalemde karalayip silinir… bunlari yasamayi kaldiramiyacaginiz icin cesaretsizlik örnegi oldugunuz icin, kendinize güveniz olmadigi icin, herkesi kendiniz gibi düsünüp kandirabildiginiz icin, v.s… askdan vazgecmeniz gerekir… yani ask kisisine, zamanina baslagi virgülle baglidir… o zaman belli eder kendini… aski yasama kurallari… sekil 13, a paragrafi, g kurali…


http://img513.imageshack.us/img513/1203/dscn1.jpg (http://imageshack.us/)

Ask; ask düs pesinde olmaktir… her gece yattiginizda hayal aleminde kurdugunuz düslerinizin her sabah uyandiginizda kabusa dönmesidir… yada iste beceriksiz asiklar tarafindan dönüstürülmesi… tas kalpli kisiliklerle beraber olabilmek demek, zor aski yasamak istiyorum demektir… halbu ki arada ask varsa nasil tas kalpli olunabilinir, olabilir? Hayir ben mi baska birsey yasiyorum yüregim pamuklu sekere benziyor asikken yoksa tanimlamalar mi karisik degisik…? yani lugatlarda ask baska anlamlar mi tasiyor… ya benim lugatim ne? Duygusal ol, ölürcesine sev, terkedilsende askin sana miras midir? Bu mudur benim lugat…? saf miyim neyim…? Ask düslerin pesinde kosulmamasi gerektigine inanmamizi ve ispatlamamizi saglayan yargi birimidir… ölcer bicer ve karara vardirir… kimi zaman karari görmezlikten geliriz cünkü ask gözümüzü kör etmistir, duygularimizi körelmistir… kül etmistir… düsünce mekanizmasinin cökmesini saglayan bir virüs misali… ask artik seni mutlu eden degilde düs pesime dedirtten olmustur… teslim olmayin… acik göz olun düsmeyin pesine düsürün… ask yargisiz infaz halidir… esit degildir… tek celsede kalem kirilir, devran saptanmis olur…hayde buyrun asiklar kervanindan firara…


http://img232.imageshack.us/img232/8592/soruisaretifr6.gif

Ask; ask hanilerle son bulan kelime bosluklaridir… sen hani ile baslarsin ve bir türlü sonu getiremezsin cünkü o kadar cok haniler vardir ki dolduramazsin bosluklari… zamanla bu keskelere dönüsümlü zamirler halini alir…sonra bir bakarsiniz of ben bunu nasil yaptim ettim, dedim edatlari gelir… yani sirayla degisim yasar askin sonu… her askin sonu vardir… yani aski yasadiginiz kisiyle hep bir son vardir… olumluda olabilir olumsuzda… bu sizin hangi hanilerle basladiginiza, hangi keskelerle devam ettiginize ve hangi oflarla ben bunu yapmasaydim demelerinize baglidir…
Ask dolambacli sürekli labirentte cikisi aramak gibidir… aslinda uygun bir giris vardir ama yolunu tek bulamazsiniz ki? Nerede askiniz? Sanki ask tek tarafliymis gibi… yoksa tek tarafli mi? o zaman cikisi bulmak gittikce zorlasmistir… ask pismanliklariyla sizi labirentte tek basiniza birakip icinde kaybolmanizi saglayan yüklemdir… yani en dogrusu ve lafin kisasi sudur; ask sizi hep yarida birakan tek vasitadir… duygu olarak… ama duygusuz olanlarda SIKCA görülen uygulama bicimidir… sanki ben otostop yapmisimda, oda durup beni almis gibi… pismanlik, sok, basarisizlik= kaybolus+ask=yikim… iste askin aci denklemi…


Ask; benim icin varolustu… simdi hala ask benim icin ayni degerde, ama asik oldugum ayni degerde degil… ben kendimin yasattigi aska asigim… ha yasatan ve tanistiran eski askimada minnettarim… bana askimin yüceligini farkettirdigi icin… bendeki yüregi bana gösterdigi icin…ama artik ben askimi yanliz yasamasini seven biriyim… askim olmasin ama icimdeki ask hep olsun… o zaman vazgecilmez, güclü, güvenli ve güvenilir, hirsli, inancli, basarili, umutlu, planli ve asik olarak hissedebileyim. Hissedeyim, hissediyorum… yani Erol Evgin dedigi gibi“ iste böyle birsey“…

Asik olun korkmayin ama kulaginizda önemli bir iki kaideyi küpe yapin… unutmayin ki aciyi ceken siz olmayin, yasamayin aciyi, yasatmayinda… egoist ( bencil ) olmayin askda sakin… sevmek zamani gelmisse severiz… bitme zamani ise yolcu etmesini biliriz… gitme zamanimiz ise hoscakal demesini ve son bir veda busesini verip arkamiza bakmadan gidebiliriz…ama ben daha diyemedim… demiyecemde uzun bir zaman böyle kalsin…
Benim cok meshur kendime ait bir zincirlemem vardir… “ Ben askimin adini hayatima, sevdasini yüregime kazdim…” ya ya ya… kazi calismalari bitince belki fikrim degisir nasip kismet degil mi? size sevdanin en güzellerini diliyorum… kalpleriniz kirlenmesin, kirletilmesin… dayanikli bir karakter olun… ne olursa olsun yasamaya mecbursunuz … ne yasanmissa derslerini; hayata, ask dair notlarinizi alirsiniz… asik olabilmek ayricaliktir… ama asil olan o aski devam ettirebilmektir…ne cok beceriksiz acemi asik var yaw…


Ask kapini caliyorsa önce hafif bir arala… bak bakalim o bekledigin askin mi? degilse carp suratina kapiyi… ama oysa…. SIMSIKI saril, hic birakma, kilitle kapini rehin kalsin… ta ki o kiliti bulup, kapiyi acip yüreginde yer edinceye kadar… o zaman kazanmis olursun askdan yana… ayrilamaz,birakamaz… sen onu azad etmeyinceye
kadar… tadina var askin…doya doya…


iste böyle birsey…

alıntıdır

Beeengbeng
28-03-2009, 18:54
eklemeden önce okudun mu allaaşkına?

Bab VerLoren
28-03-2009, 18:58
bilincli bir paylasimciyim ben :)

bansheinator
28-03-2009, 18:59
bab?

Bab VerLoren
28-03-2009, 19:00
the kenk ?

bansheinator
28-03-2009, 19:01
içine duygusallıkmı kaçtı ?

Bab VerLoren
28-03-2009, 19:02
buna ask diyebilirmiyiz ?

Beeengbeng
28-03-2009, 19:03
dememeliyiz

Bab VerLoren
28-03-2009, 19:03
o halde hep beraber

cimbombom la la la lalalalalalal laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa :sparta:

Beeengbeng
28-03-2009, 19:05
yoooo

bansheinator
28-03-2009, 19:05
bu ne sevgi ahhh bu ne ızdırap

Lider
28-03-2009, 19:07
bu konu da bu kasar kasıp resim eklemene şaşırdım baba sdklşdsf aşka mı geldin la

Bab VerLoren
28-03-2009, 19:09
copy paste :rolleyes:

byperim

Lider
28-03-2009, 19:19
perim bayan değil miydi :eek: skandal

zufall_allen
28-03-2009, 20:00
aşka bak be satırlarca yazdırmış:D

Essovius
28-03-2009, 20:12
resimli anlatım

Koala
29-03-2009, 13:02
çok uzun :hmm:

Koala
29-03-2009, 13:02
:hmmm:

Koala
29-03-2009, 13:03
:hömmm:

Koala
29-03-2009, 13:03
:hemmm:
bu da deişmiş:D

burak
29-03-2009, 13:14
sendemi bürütüs :)

Minacettin
03-04-2009, 01:30
Aşka geldim. Arka planda aşk şarkıları çalıp bu satırları okuyayım en iyisi.

Septik
03-04-2009, 05:50
o halde hep beraber

cimbombom la la la lalalalalalal laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa :sparta:
Bu mesajda kendine gelmiş. :D

dilayda
14-04-2009, 11:33
yalan dostum aşk diye birşey yokk
aşk dediğin 3 günlük elence bilemedin 5 gün sürsünn :)

kamen
14-04-2009, 20:22
var diyorlar görenler olmuş

sanal_peri
14-04-2009, 21:36
yemişim aşkı size bişey olmasın :silly

lostname
14-04-2009, 23:01
aşk bi elma şekeri imiş onelan

dilayda
15-04-2009, 21:25
İnsanlık tarihininin en özel sayfalarını oluşturur aşkın özel tarihi. Yazılı bir tarih değildir bu. İnsanlaşma süreci ayrı kültürlerin hangi aşamasında olursa olsun, maddeyi yenmiş, benliğini sevgi ve erdemle donatmış yürek işçileri çıkarlar sahneye, ışık tutarlar gözleri kamaştıran. Belki bir yıldız kayması kadar görünürler yeryüzünde; insanlıkla çağları aşan bir tanışıklık taşırlar yine de. Varlıkları, koyu karanlıklarda yakılan birer çoban ateşidir hiç bilinmedik zamanlarda. Her aşka ayrı bir denklem yazılmıştır, toplumların senaryoları birbirine benzese de biraz, aşklar kendine özgü olduğundandır, farklı sınanır yürekler. Uzak coğrafyalardaki aykırı mevsimlerin esintileri dağıtır sevenlerin saçlarını. Yazın en yakıcı güneşinde üşür eller, sevgili ısıtmayınca. Gözler sımsıkı yumulur, sevgili aşkın kendisi olup görünmeyince. Aynalara baktıklarında sevgilinin hayali yansımazsa sırlı camlara, bilirler ki bu kahır iklimidir. Ataerkinin sonu gelmez engelleri canların yitip gitmesi pahasına sahnelenince, yaşamın saati başka işler. Bileklerini bükebilirler sevenlerin, yüreklerinin büküldüğü görülmemiştir.

dilayda
15-04-2009, 21:25
Ferhat, Şirin’e ilk baktığında tutulmuştur aşka; uzaktır sevdiğine; bilinen en görkemli karşılıksız aşkta tek başınadır. Şirin’in sevgilisi Sasani Hükümdarı Hüsrev, çağırır huzuruna Ferhat’ı; bu cesur adamın yüreğini sınar uzun uzun. Canı hükümdarın iki dudağı arasındadır; yine de eğilmez Ferhat; gözlerine Şirin’in hayalini sarmışken, karşısındaki kim olsa farketmez. Sevgiliyle ayrı düşmenin korkusu sarmışken bütün bedenini, başka korkulara yer yoktur. Kuyuya atılan Yusuf olur birden, Belkıs’ını çağıran Süleyman olur. Memo’dur biraz, bilinmezlerde “bilinen”i arayan. Mecnun’dur, çöl tozlalarında kendini yitirdikçe bulan. Sürgünden dönen Tahir’dir; yangınların orta yerindeki Kerem’dir. Bir bilgedir Ferhat; Şirin’se bu bilgeliği yaşamında küçücük bir ayrıntı sayıp da gözlerini başka bir sevgiliye vaat etmiş vefasız bir güzel... Hüsrev sorar, Ferhat tane tane konuşur:

“-Böyle gerçekten gönülden mi âşık oldun?"

"Siz gönülden diyorsunuz, ben ise candan!"

"Şirin’e olan bu aşkını nasıl buluyorsun?

" -Tatlı canımdan ileri.

"Onu her gece bir mehtap gibi düşünde görüyor musun?"

"Eğer uyuyabilirsem!"

"Onun sevgisini ne zaman gönlünden çıkaracaksın?"

"Toprakta uykuya daldığım zaman!"

"Eğer onun tarafına bir yol bulamazsan?"

"Aya uzaktan bakılır!"

"Bu yolda can verme, gönlünün onunla olması yeter."

"Sevgilisiz olan can ve gönül. Benim gözümde ikisi düşmandır."

"Onun aşkı yolunda kimseden korkmuyor musun?"

"Korku olarak onun ayrılık mihneti yeterlidir!"

"Onun güzelliğine neden âşıksın?"

"Bunu onun hayalinden başka kimse bilemez!"

"Şirin’in aşkını gönlünden çıkar!"

"Onun aşkı olmadan nasıl yaşayabilirim?"

"O benimdir. Unut artık onu!"

"Çaresiz Ferhat bunu nasıl yapabilir?

" Eğer ben ona uzaktan bakarsam?

"Bir ah ile ufukları yakarım!...”

dilayda
15-04-2009, 21:26
Hüsrev, dağı delmesi karşılığında Şirin’den vazgeçeceğini söyleyince Ferhat’a, düşer Bisütûn dağının yoluna; alır gürzünü eline, Şirin’in resmini işler sarp kayalara. Günler geçer ay olur, aylar yıllara tamamlanır; Ferhat kendisine vaat edilen sevgiliye ulaşmak için dağı un-ufak eder de zalimlerin hilesi biter mi? Bakarlar ki dağı delmesine ramak kalmıştır; bir elçi gönderirler ona, “Şirin öldü,” dedirtirler; “boşa kazıyorsun koca dağı...” Pervanenin ışığı kesilince vurmaz mı kendini duvarlara; yaşam sona ermez mi? Ferhat da öyle vurur kendini kayalara. Sevgilinin adını bir ayet gibi haykırır boşluklara. Yüreğini bükemedikleri Ferhat’ı en duyarlı yerinden böyle kanatırlar.

Yazgıdır bu; bazan birbirlerini kardeş bilerek büyüyen sevdalıları salar en yakıcı yalnızlıklara. Arzu olur çıkarlar bu kez insanlığın sahnesine; içlerindeki aşka hiçbir anlam veremezler de nice sonra öğrenirler sevgiliyle kardeş olmadıklarını. Kamber sahnedeki yerini sevgili olarak alınca, bu kez ayrılık düşer paylarına, yine de bir gün bile geçit vermezler duyguları çürüten aldanmalara. Yaşam diretince ayrılığı, sevgililer Tahir olurlar Mardin Kalesi’nde, her gece aynı saatte gelen Zühre’nin hayaliyle yaşama tutunurlar. İçli ezgiler zindanların kalın duvarlarında yankılanırken, bu sesi yalnızca insan olanlar doğru yorumlardı ancak.

Kays görünür bu kez zamanın bir yerinde, olanca görkemiyle; Leyla’nın ateşi düşünce çocuk yüreğine, ilk gençlik yıllarını beklemek gerekecektir, kabilesinin ona deli demesi için. Mecnun olarak bilinmesi bir ödül müdür, toplumun aşkın karşısındaki duruşunun çağlar boyunca hiç değişmediğinin belirtisi midir, ne önemi olabilir ki? Leyla’yı saklayınca törenin sözcüsü, babası Kâbe’ye götürür Mecnun’u, aşktan kurtulması için. Aydınlığa kim gözlerini yumabilir? Mecnun, babasının istediği gibi değil, aşkının daha da artması için yakarır canından daha da değerli bir varlığı dünyasına armağan eden Rab’bine. Babası da olsa ona kimliksiz kalacağı bir yolu öneren, düşmez hiçbir tuzağa. Gün gelir, toplum Mecnun’u kusar, Mecnun aşkın dışındaki her şeyi... Düşer çöle. Barınabildiği tek yer orasıdır çünkü. Bir de Leyla’sının oturduğu Necit dağının eteklerinde hayallerin en güzelinin çağrısına uymak var ya! Hiç kaçırmaz bu şöleni. Bir kez görünsün için Leyla, hayal olmaktan vazgeçip bir kez gerçeğe dönüşsün için yollar gider günlerce. Ayağına batan dikenleri çıkartmakta kullandığı iğnesi hırkasındadır. Yırtıcı hayvanlar bile anlar ondaki yüreği, insanlık susar bu kez. Evlendirirler Leyla’yı; Mecnun sitemden öte tek söz etmez sevdiğine. Leyla da evlendirildiği adama eş olmaz. Yaşlı bir gezgin araya girip onları bir gün buluşturmasa, belki hiç görüşmeyecektiler. Özlemden ne kadar yanmış olsa da, Leyla evli olduğu için sevdiğine on beş adımdan daha çok yaklaşmayacak kadar tepeden tırnağa iffettir Mecnun. Ricasını kıramaz sevdiği kadının, birkaç gazel okur ona, sonra da çekip gider bir hayalin çağrısıyla. Leyla’nın gerçeği karşısındayken hayali daha çekici gelir ona. Korku nedir bilmeyen Mecnun, sevgiliden incinmelere katlanamaz yine de. Leyla’nın kocası ölünce, kaç zaman sonra Mecnun’u çölde arayıp bulduğunda, sevdiği adam başka bir iklimde Sonsuz Sevgili’ye ulaşmıştır çoktan. Tanımaz Leyla’sını; belki tanır da “Sen Leyla’ysan içimdeki Leyla kim?” diye sorarken, sevgiliye kitaplar dolusu konuşur. İncinmez Leyla; sevgilinin ulaştığı boyuta saygı duyar, çeker gider evine. Ölüm döşeğinde, “Mecnun’un gezdiği çölün tozlarından gözlerime sürme çek” diye vasiyet eder annesine. “O bir gönül eridir,” der. İncitilmesinden korktuğu için ona iyi davranılmasını diler ve özlemden pelteleşmiş gözlerini sımsıkı yumar, bir daha tek söz etmez. Sevgiliye adanmış canını usulca teslim eder emanetin asıl sahibine. Leyla ruhunu teslim eder de Mecnun dayanabilir mi buna? Koşar gider sevdiği kadının başucuna. Ona bir insanın ulaşabileceği en onurlu boyutu nice çile pahasına sunan sevgilinin toprağına kapanır, bir yürek belgeseli daha böyle sona erer.

Lider
15-04-2009, 21:37
kim istemez ki böyle bir aşk yaşamayı..

dilayda
15-04-2009, 21:40
kim istemez ki böyle bir aşk yaşamayı..
yog yog kalmadı yeni bi bitti bu devirde bitti :)
biz hikayeler okuyup imrenelimmm anca bunu becerebilirizz

Lider
15-04-2009, 21:41
istemekten geçiyo herşey tabi
istedikten sonra herşeyi başarır insan, başaramayacağı hiçbir şey yoktur..

zufall_allen
15-04-2009, 21:42
iki kişinin hiç aynı anda istediğini görmedim :)

Lider
15-04-2009, 21:44
sen körsün zaten, o konuya hiç girmiyorum :silly

zufall_allen
15-04-2009, 21:45
sen körsün zaten, o konuya hiç girmiyorum :silly
ne alaka yahu:(kör değilim ben :(

dilayda
15-04-2009, 21:48
Süleyman Belkıs’ı çağırmasaydı aşka, Belkıs bilmeseydi Süleyman’ı, yokluk varlığa ulaşır mıydı? Binlerce kitabın yazamadığını ne içli anlatmışlardı, “bir göz kamaşması” kadar aşkı bilsin diye herkes:

“Belkıs dedi: -Hamdım...

Süleyman dedi: -Oldun!

Belkıs dedi: -Cahildim.

Süleyman dedi: -Bildin!

Belkıs dedi: -Hiçtim.

Süleyman dedi: -Sevdin!

Belkıs dedi: -Sevdim!

Süleyman dedi: -Sevdim!”

Aşkın yazılı tarihi yoktur ama maddeye inat aşkı var edenlerin aşkları destanlaşır dillerde. Onları yalnızca insan kalabilenler anlar.

bansheinator
15-04-2009, 21:49
aşk koyim bab bize bişey olmasın :ozi

Lider
15-04-2009, 21:50
ne alaka yahu:(kör değilim ben :(

ya aslında normal herkesin böyle yorumlar yapması devir değişti buna ayak uyduruyor herkes..

dilayda
15-04-2009, 21:51
istemekten geçiyo herşey tabi
istedikten sonra herşeyi başarır insan, başaramayacağı hiçbir şey yoktur..
özgerr :) bu devirde böyle bir aşk olamaz asla nedeni ise kendi düşüncem herşeyimiz menfaate ve maddeye maddiyata bağlı ......
sen verebilirmisin canını bir aşk sevgi uğruna bunlar vermiş hemde beklentisizz ...
bu devirde bencillik hüküm sürüyor ...

Lider
15-04-2009, 21:58
ben o yorumum da "istemek" den bahsettim
bir kişi için dağları delip onca şeye meydan okumaya hazır bir kişiye bunları söylersen o kişi sana nasıl bir yorum yapar bilemem bu yorumunun üstüne

bu devir de niye kendini sokmak istesin ki böyle bir şeye sen diyosun bunu herşey menfaat diye o kişi hazır olsa bile bu söylediklerin adamı sevgiden herşeyden uzaklaştırır :)
e beni soracak olursanız eğer ben razıyım tabi :D
e buna da karşıdaki kişinin cevap vermesi gerek :D

zufall_allen
15-04-2009, 22:04
bencilce davranmadan sevmen imkansız zaten bencillik oldukça da o dağ delen aşklar imkansız istekler beklentiler farklı bunu inkar etmeye gerek yok en basit manevi anlamda bile bişiler istersin bu da karşılıktır ama canını verebilmen için karşılık beklemen gerekir çünkü sn kendini severken sadece seversin kendimi de şundan dolayı seviyorum ulan demezsin hiç karşındakini canın kadar sevebilmek de yargılamak sormamak eleştirmemek ister ve beklentiye girmemek..mümkün değil bu..

Bab VerLoren
16-04-2009, 10:57
olm ben ibnelik olsun diye acmistim konuyu ciddiye baglamayin lan :ozi

lostname
16-04-2009, 11:24
aşk kızgın kumlardan serin sulara atlamaktır
yok bub başka bişiydi galiba :silly

Bab VerLoren
16-04-2009, 11:33
ask serin sularda yuzerken kizgin kumlara atlamakta olabilir :silly

ne isin var lan kumda ne guzel yuzuyorsun iste :ozi

zufall_allen
16-04-2009, 19:22
aşk konuşamayan bir çocuğun çişinin geldiğini bile bile bunu anlatamadığı için ıslak zemine mahkum olmasına benzer..rahatlama hissiyle rahatsızlığı ard arda yaşarsın :silly

madhouse
16-04-2009, 19:25
aşk konuşamayan bir çocuğun çişinin geldiğini bile bile bunu anlatamadığı için ıslak zemine mahkum olmasına benzer..rahatlama hissiyle rahatsızlığı ard arda yaşarsın :silly


sen mi kurdun bu cümleyi :silly yoksa arşivinden alıntı mı :D

zufall_allen
16-04-2009, 19:26
ben kurdum valla billa :(

madhouse
16-04-2009, 19:31
aferin sana :zaf:

flying_dagger
16-04-2009, 19:37
aşk = paradır...